Bir gece yarısında, erkete bile almadan yanına, gösterişli bir duvara öfkeni yazmak gibidir hayat. Kimsenin umursamadığı bir acıyı, kırmızı bir boya ve kalın harflerle bir duvara söylemektir. Her gürültüyü polis sanıp, elini çabuk tutarak, büyük bir tedirginlikle ağız dolusu bağırmaktır bir duvarın üzerine.