Sanırım Milena, sizinle ortak bir özelliğimiz var: O kadar çekingen ve ürkeğiz ki, hemen her mektup farklı, hemen her mektup bir öncekinden korkuyor; gelecek cevaptansa daha da fazla korkuyor. Siz doğuştan böyle değilsiniz, insan bunu kolayca görebiliyor. Bana gelince; belki ben bile doğuştan böyle değilim, ama artık neredeyse böyleymişim gibi bir hale geldi, yalnızca ümitsizlik ve olsa olsa kızgınlık anlarında geçiyor, tabii bir de şunu unutmayalım: korkunca.
Üzgün, hırçın, bir salonda yalnız, bölmede, yargıçların karşısında ya da başkalarının yargısı karşısında karar vermekte yalnız. Her özgürlüğün ucunda bir yargı vardır; işte özgürlüğün son derece ağır bir yük olması bundandır, hele ateşiniz olduğu ya da sıkıntıda olduğunuz ya da kimseyi sevmediğiniz zamanlarda.