*En kısıtlı yaşam koşullarında mutlu ve bağımsız olmak...
*Kendine yetme, yani kişinin mutluluk için gerekli her şeyi içinde taşıyabilmesi...
*Uzlaşımsal değerlere meydan okumak...
Diyojen - Riogenes (Kinik filozof)
Bu dünya yaşamaya değmez, pis, iğrenç bir dünyaydı. Bu kadar alçak insan arasında yaşamaktansa, yaşamamak daha iyiydi. Artık bir tek umudu kalmıştı. O da Yönetim Kurulunun iyi bir haberle gelmesi. Onlar kötü haberlerle gelirlerse... İşte o zaman...
Öylesine yalnız sayıyordu ki kendisini, neredeyse şak diye yere düşecek, bir daha doğrulamayacaktı. İnsanın bir yerde, bir işte tek başına kalışı ölümden de beterdi. İşte ölüm dedikleri de buydu. Sonsuz yalnızlıktı, çaresizlikti.
Sayfa 151/ ...Ateş düştükçe, bir tanesi kalkıp ocağa bir kucak odun atıyordu. Ama hiç konuşmuyorlardı. Hepsi birlik bir korkuda, birlik bir yalnızlıktaydı.
Bu ıssız yolda, yordamlayarak yürüyen Abdaldır. Büyük dağların, geniş ovaların, börtü böceğin, iyi insanların, kötü insanların aşığıdır. Bir karanlık gece çökmüştü üstüne. Taş gibi ağır bir gece. Omuzları bu karanlık gecenin ağırlığı altında çökmüştür. Yoğun geceye tutunarak yürür. Bu ıssız ova dümdüzdür. Abdal kördür, yolları göremez. Gecesini yordamlayarak, gecesine tutunarak yürür. İşte bunu da böylece söyler. Issız bir dünyada, yapayalnız kalmıştır. Hiçbir yaratık soluk bile alamaz, kıpırdamaz. Abdaldan başka.