▪︎O an. İşte, o an. O anlama anı. O bilme anı. O idrak. Hayatın, tam da durduğum yerde durduğu an. Zamanın askıya alındığı o an. Önce ağzım açıldı. Önce ağzım. Kapanmadı. Kapanamadı. Çığlık? Hayır. Sadece açık. Sonuna kadar. Sonsuza kadar! Sonra postallarım, Sanki yerden kesildiler. Belki bir, iki santim. Hissizlik ayaklarımdan başladı. Bileklerim, dizlerim, bacaklarım. Kesilip gitmişlerdi. Yoklardı. Gövdem de yoktu. Boynum! Burnum! Hepsi gitmişti. Kollarım, ellerim, her şey. Sadece gözlerim! Hayatta kalanlar onlardı. Açık ağzımla alnımın arasına sıkışmış gözlerim. Üzerlerine binen kaşlarımın perdelediği gözlerim. Ne görüyorlardı! Hiç....