*En kısıtlı yaşam koşullarında mutlu ve bağımsız olmak...
*Kendine yetme, yani kişinin mutluluk için gerekli her şeyi içinde taşıyabilmesi...
*Uzlaşımsal değerlere meydan okumak...
Diyojen - Riogenes (Kinik filozof)
"Dikkat et, Christine. Onu yine bir hayalete dönüştürüyor gibisin"!
"Hayır, o bir hayalet değil. O, hem cennete hem de yeryüzüne ait bir adam. O kadar."
"Hem cennete hem yeryüzüne ait bir adam ve o kadar, ha? Ondan ne güzel bahsediyorsun öyle! Hala ondan kaçmaya kararlı mısın acaba?"
Christine durdu. Kafasını Raoul'ün omuzuna dayadı. O şekilde bir süre sessizce oturdular. Bu sırada, onlardan sadece birkaç adım uzakta duran, ürkütücü iki koca kanadın gölgesini, çatıda onlara gittikçe yaklaşan, öyle ki üzerlerini örtüp onları boğabilecek kadar yaklaşan gölgeyi görmediler. Hatta en ufak bir hareketini dahi hissetmediler.
"Yüzüğü bu gece de takıyor ve yüzüğü ona veren sen değildin. Bu gece de ruhunu verdi genç kız ama sana değil. Geçen iki günde neler yaptığını sana söylemeyecekse, sen gidip Erik'e sormalısın."
Bu dünyadaki en güzel oyundu. Çocukken olduğu gibi oyunlarının tadına vardılar. Birbirlerine ne muhteşem şeyler söylediler, ne bitmez tükenmez yeminler ettiler! Diğer çocukların topla oynaması gibi, onlar da kalpleriyle oynadılar oyunlarını. Adeta kalplerini top gibi birbirlerine atıp tutuyorlardı. Ama her atışta kalplerini kırmamak için çok ama çok dikkatli olup her seferinde kalplerini yakalamaları gerekiyordu.
Bileklerinde kelepçenin soğukluğunu hisseden kader mahkumu kadınlar.
Kitapta Yeter, Mimoza, Gonca, Beyza, Sultan, Zeyno, Merve ve diğer kadınların hikayeleri kısa kısa anlatılmış. Hepsi de iç acıtan, yürek burkan cinsinden. Bir kadın niye cinayet işler veya niye suç işler bunu anlamak için kitabı okumanız yeterli.
Cinayet işlemek için ağır psikolojik nedenler, kocası veya bir başkası tarafından çaresiz bırakılmak, suç işlemek içinse yine aile veya koca bu işte başrolü oynuyor.
Birçoğu "Kimseye borcum kalmadı benim, hayattan alacağım var", "Dışarıdakiler mi daha deli, yoksa içeridekiler mi? Bence dışarıdakiler! Her günün 'Bayram' olduğunun farkında bile değiller", "Şeytan bir kere girmeye görsün insanın içine, yaptırmayacağı iş yoktur sahibine", "Büyük konuşmasın hiç kimse", böyle bir olay benim başıma gelmez demesin. Asla diye başlayan cümleler kurmasın. Hiç ummadığınız bir anda, kapkara bir çukurun dibinde bulabilirsiniz kendinizi" diye düşünüyor.
KelepçeCanan Tan · Doğan Kitap Yayınları · 20164,264 okunma