Kalp, parlak bir ayna; kötü huylar da ona ulaşıp onu karartan bir duman ve is gibidir. Bu nedenle kalp yarın, Allah'ın cemalini müşahede edemez ve perdelenir. Güzel huylar ise kalbe ulaşıp onu günahın karanlığından arındıran bir nur gibidir.
Gözle görülebilen her şey "şehadet âlemi" de denen bu âleme aittir. Kalbin hakikati ise bu âlemden değildir; bu âleme gurbet ehli ve misafir/yolcu olarak gelmiştir. O zahiri et parçası ise, kalbin bineği ve vasıtasıdır. Bedenin tüm uzuvları onun askerleridir. Şu halde bedenin tamamının hükümdarı kalptir. Allah Teâlâ'yı tanımak ve O'nun cemalini müşahede etmek kalbe ait bir özelliktir.