"aşık olunan kişiyle henüz bir samimiyet kurmadan önce bile, onu zaten tanıyormuşuz gibi tuhaf bir duyguya kapılabiliriz.
onunla daha önce bir yerde, bir başka yaşamımızda ya da belki rüyalarımızda tanışmışızdır sanki.
platon'un şölen'inde aristofanes, bu aşinalık duygusuna ilişkin aşık olduğumuz kişinin bir zamanlar yapışık olup da
sonra yitirdiğimiz "öteki yarımız" olduğu iddiasını ortaya atar. başlangıçta bütün insanlar çift sırtlı, çift böğürlü,dört elli,
dört bacaklı ve aynı başta zıt taraflara bakan iki suratlı, çift cinsiyetli canlılarmış. bu çift cinsiyetliler öyle güçlü, öyle gururluymuşlar ki
zeus onları ikiye ayırmak zorunda kalmış, -erkek ve dişi olmak üzere-
işte o gün bugündür, her erkek
ve kadın, öteki yarısıyla yeniden birleşebilmek için çabalayıp duruyor demek ki..
Ne dirilerimizin ütopyalarına, ne ölülerimizin vasiyetlerine yüreğimiz yoktu.Cesaretimiz de. halimiz mecalimiz de.Sürüklenip gidiyorduk işte.Şimdilerde dünyalılardan umudu kestik. artık şu uzaylılar gelse de, bir şeyler sahiden değişse diye bekleşiyoruz.