"şunu çok sık duydum. 'falanca yazarı çok seviyordum ama son yaptıklarından sonra onu bir daha okumayı düşünmüyorum.' demek ki dostoyevski'nin zamanında yaşasaydın, kumarbaz diye onu da okumayacaktın. yazarların özel hayatını unutmak lazım. yazarların söylediklerini fazla ciddiye almamak lazım. edebiyat tarihi şahane şeyler yazmış berbat adamlarla dolu."
"Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak… haydi bunların hepsini yapayım. fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? nasıl onlar gibi hissedebilirim?"
uzun uzun burnumu çektim.
"önemi yok, onu öldüreceğim!"
"ne diyorsun sen küçük; babanı mı öldüreceksin?"
"evet yapacağım bunu. başladım bile. öldürmek, buck jones’un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! hayır. onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek... ve birgün büsbütün ölecek."