Ama çocuklugumdaki caresizlik, yetiskin olmamla birlikte geride kaldi. Artik benim hakkimdaki iftiraya dünyadaki herkes inansa, dünyadaki herkes beni suclasa, dünyadaki bir kisi bile beni sevmese ,onaylamasa dahi hayatimi idame ettirebilirim. Dünyadaki her insan istisnasiz sekilde
benden nefret etse dahi bu, çocuklugumda yasadigim sey kadar kötü olamaz. Yani: Basima gelebilecek en kötü sey, zaten coktan yasandi ve bitti.
Gerçekten de acılar bazen büyütüyor, olgunlaştırıyor insanı. Aklını başına getiriyor. Böyle keskin acılardan sonra sahipsizliği daha iyi anlıyor, kendine sahip çıkmanın, kendi başına ayakta durabilmenin yollarını arıyor insan.