Yaşımız ilerledikçe hayatımız kayıplarla, vedalarla ve yasla doluyor. Akışta kalabilmek için, omuzlarımızı dikleştiriyor ve yüzümüze taktığımız maskelerle gerçek duygularımızı yok sayıyoruz. Bastırdığımız duyguları, vücudumuza sirayet edene kadar görmezden geliyoruz. İşte öyle bir anda, saç diplerimin uyuşmasıyla başımdaki tokayı çıkardım. Tokayı elime aldığım anda elim uyuştu. Siz B12 eksikliği de diyebilirsiniz ama psikolojik danışman olduğum için psikanalitik perspektifle, ertelenmiş yasım olduğunu fark ettim. Bu kitap bana yas tutmamda yardımcı oldu. Bazı kitaplar vardır, okudukça o an tam da içinde bulunduğunuz yaşantılara sesleniyor gibi hissederiz. Benim için bu kitap tam da buydu. Kitabı okurken aynı zamanda "Mare of Easttown " dizisini izliyordum. Rezonans yasasını araştırdığımdan beri tesadüflere pek inanmıyorum. Bu kitabı içselleştirmem gerekiyordu ve bu diziyi çağırdım. Çok da iyi oldu.
Vedalaşamıyorsanız,
Vedalaşmaya cesaretiniz yoksa,
Vedalaştığınızı sanıp kendinizi kandırıyorsanız,
Eşyalarla bağlantı kuruyorsanız,
Öfkeniz hayatınıza etki etmeye başladıysa,
Bu kitap sizi iyileştirir. Dizinin son sahnesindeki gibi : Sevgiyle kalın.