Bayağı eski bir eser. Türkçesi bile bozuktu yani. Çünkü yazıldığı sıralarda Latin alfabesine yeni geçilmişti. Basımı da bayağı eski, 1970. Ve sanırım 100 temel eserin içinde. Önce tüm bu dezavantajlarını saydım çünkü eserin tüm bunlara rağmen asla sıkıcı olmadığını, çoğunlukla benim ilgili olduğum konulardan bahsettiğini ve akıcı olduğunu söyleyeceğim. Evet, aynen öyle. Eser zamanının çok önünde, gayet başarılı, neredeyse her yönden beğendiğim bir eser. Eseri sevmemin nedeni gezi yazısı türünde olması değil. Mesela Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ni hiç sevmemiştim. Çünkü her şehrin aynı kriterlerden künyesini çıkarmıştı. Bedestanları, ordusunun asker sayısı, nüfusu vb. Ama Gezerek Gördüklerim öyle değil. Seyahatname’den çok farklı bir üsluba sahip. Ayrıca aşırı derecede ilgilendiğim Hindistan'ı da gezmiş ATAY ve onu da "gezerek gördükleri" arasına katmış. :) Özellikle Hindistan bölümünü çok keyif alarak okudum ve Hindistan hakkında bir çok yeni şey oğrendim. Herkese tavsiye ederim.