Uzun zaman önce aldığım ve kitaplığımda okunmayı bekleyen bir kitaptı. Aslında biraz okumaya başlamış ancak o dönem içinde bulunduğum ruh halinden dolayı çok fazla ilerleyemeden bırakmıştım.
Tam bu noktada kitapla ilgili ilk bilinmesi gereken uyarıyı vereyim, yavaş ilerliyor. Kitabın ilk 150 sayfası oldukça yavaş ilerliyor (hatta kitabın sayfa boyutunu düşünürsek 300 sayfa da diyebiliriz). Yazar yarattığı yepyeni dünyayı tanıtırken elini korkak alıştırmamış. Bu gerekli olduğu kadar yer yer bunaltıcı ve fazla da olabiliyor. Özellikle kitaba girmeye zorlandığınız bir dönemdeyseniz ya da kitap okuma alışkanlığı edinmeye çalışıyorsanız bu kitap sizi zorlayacak ve geri atacaktır, yine belirteyim, ilk ~300 sayfada. Küçük bir örnekle, ana karakterin adını ~30. sayfada öğreniyorsunuz.
Pegasus yayınlarından olan kitabı ben 2019 yılında almışım (alışveriş fişini kitabın içinde buldum) ve 60 TL ödemişim. Vay canına gerçekten! Bugün, bu basım kalitesindeki kitapları 1000 TL’den aşağıya alamazsınız. Bu nedenle şunu söyleyebilirim, sayfa ve basım kalitesi oldukça iyiydi. Ama çok fazla yazım hatası vardı (eksik harfler, yanlış yazılmış kelimeler vb). Bu tarz hatalar, özellikle de böylesine yavaş başlayan kitaplarda çok can sıkıcı oluyor çünkü hikayeden kopuyorsunuz. Hele de bu fantastik türünde bir kitapsa, içinde bulunduğunuz dünyadan gerçek hayata aniden çekilmişsiniz gibi hissettiriyor, hiç hoş değil.
Bu kitabı yıllar sonra elime almamın iki nedeni var. İlki, uzun zamandır kitaplığımdan bana göz kırpıyor, zamanını bekliyordu ve benim için de en uygun zamandı. İkincisi yazarın bir başka seri kitaplarını aldım ve ona başlamadan önce bunu okumak ve yazarı, yazarın dilini tanımak istedim. Böylece aradan geçen yıllarda gelişimini de izleyebileceğim. Bu açıdan verdiğim karar beni çok