Pelin Okur Görgeç

Pelin Okur Görgeç
@pelin__gorgec
Otel Müdürü
Antalya
Antalya, 28 Ağustos
13 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
10/10
·148 syf.··
2021 2. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 19:01
25 gün önce başladığım aydınlanma, az önce bitti. Ben kitabı sindirdim, kitap beni sindirdi: Kayboldum, bulundum; unuttum, hatırladım; bir an geldi öldüm, sonra yeniden doğdum; sayfaları yuttum, sayfalar tarafından yoğruldum... Dayatılan algılar ve öğretiler sonucunda; insan dediğimiz varlığın, ‘zaman’ kavramının içinde nasıl da yok olduğunu, fakat diğer yandan, yalnızca bu şekilde var olabildiğini bana resmen idrak ettirdi. Yaşamın ve ölümün aynı şey olduğunu, gencin ve yaşlının birbirinden hiç de farklı olmadığını; yani bizlere zıt kavramlar olarak öğretilen şeylerin arasında var gibi görünen o ince çizginin aslında hiç var olmadığını ve yalnızca bir yanılsamadan ibaret olduğunu kusursuz bir anlatımla öğretmiş bulundu. O anlattı, ben dinledim. Teşekkür ederim Hermann Hesse, sayende ‘dinlemeyi’ öğrendim.
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2020 23:30
‘Matematik’ kavramını, lise döneminde dört saat gördüğü havuz problemlerinden ibaret sanan insanların bu kitabı okumasının, kendileri için bir anlam ifade etmeyeceğini dile getirmekte fayda görüyorum. Öncelikle bunu belirtmek istedim, çünkü aşağıda “kitapta çok fazla matematik terimi var”, “sıktı”, “yordu” gibi birkaç inceleme gördüm. Bu beni üzdü. Kitabı anlamak ve sevmek için, halihazırda matematiğin sonsuzluğunu ve derinliğini kavramış olmamız gerekiyor. Okul döneminde matematik yazılılarında 100 almaktan ve 98 alınca ağlamaktan bahsetmiyorum; matematiğin varlığının öneminden ve yokluğu düşünüldüğünde oluşacak hiçlikten bahsediyorum. Uzay-zaman bükülmesi, paralel evren, izafiyet vb. teorilerinin çıkış noktasından bahsediyorum. Pi sayısının gizeminden, Fibonacci diziliminden, asal sayılardan bahsediyorum. Matematiği ‘hissetmek’ ve sevmek için illa sayısal zekaya sahip olmamıza gerek yok bu arada. Bu konu, büyük tartışma konusu olduğu için bu kadar uzattım, kusura bakmayın. “Matematik aslında nedir?” sorusundan sağ salim çıktığımıza göre, kitaba dönebiliriz: Profesör ve Hizmetçi’de çok hassas, insanın içine işleyen, sabır ve merhamet kokan, sıcacık bir hikaye var. Geçirdiği bir kaza sonucu, hafızası seksen dakikada bir sıfırlanan, bütün hayatı matematikten ibaret olan bir profesör ve her gün gidip onun evinin temizliğini-düzenini sağlaması için görevlendirilen bir hizmetçi arasında yaşananlar anlatılıyor kitapta. Profesörün, karekök sayılardan esinlenerek ‘Kök’ diye hitap ettiği, hizmetçinin küçük oğlu da eşlik ediyor hikayede onlara. Bu üçlünün arasında zamanla gelişen bağı ve sayıların karşı konulmaz büyüsüyle kuvvetlenen dostluğu okuyorsunuz. Hikayenin, duygusal olarak etkileyici olmasının yanı sıra, bilgi açısından da doyurucu bir okuma sunduğunu
Profesör ve HizmetçiYoko Ogawa · Pegasus Yayınları · 2014554 okunma
Puan vermedi·592 syf.··
2010 5. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2010 11:22
10 sene kadar önce, lise zamanları... Uzunca bir süre okumamak için direndiğim, fakat bütün sınıfın -hatta bütün okulun- elinden düşürmediği, en sonunda meraklanıp "bu ne ola ki" diyerek arkadaştan alıp bir hafta gibi bir sürede bitirdiğim seridir. Okumasam da olurdu tabii, fakat yerden yere vurmaya da gerek yok. O zamanki kafayla, yani ergenlik kafasıyla düşündüğün zaman, (o yaş grubu için en azından) çok da kötü bir yazımı yoktu serinin; bir olay örgüsü vardı, kurgusu vardı ve akıyordu. Bu kadar. Kaldı ki o yaşlarda, şimdiki seçiciliğimiz de yoktu. "Ya çogzeeel" diye abartmaya gerek olmadığı gibi, "bin hip idibi kitıplır ıkırım, biyli kitıplır ıkımım" diye triplere girmeye de gerek yok. Teşekkürler, sevgiler.
Şafak VaktiStephenie Meyer · Epsilon Yayınları · 201718,3bin okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2020 11:57
Sabahattin Ali’nin dilini çok seviyorum. Karakterleri ve hisleri tasavvur etme şekli, eski Türkçe’ye olan hâkimiyeti, kelimeleri cümlelere yedirme ve anlamlandırma biçimleri öylesine başarılı ki, okuyucuyu sıkmadan, bilakis hikayenin içine çekerek muazzam bir okuma deneyimi sunuyor. Kürk Mantolu Madonna hikayesi bana, insanoğlunun paranoya ve önyargı batağına ne kadar meyilli olduğunu bir kez daha anlatmış oldu. Aynı şekilde; bitirilmeyen cümlelerin ve söylenmemiş sözlerin neler kaybettirebileceğini, zamanın her şeyden kıymetli olduğunu ve boşa geçirilen her anın, günün sonunda pişmanlık getirdiğini... Maalesef şu bir gerçek ki; hayata geç kalıyoruz. Bunu çok geç olmadan fark etmeli ve her anımızı en kaliteli şekilde değerlendirmeliyiz. İyi kitaplar okumalı, yeni yerler keşfetmeli, tiyatro, sinema festivali vb. etkinliklere vakit ayırmalı, kaliteli müzik dinlemeli, iyi insanlar biriktirmeli ve tabii ki bütün bunların yanında en sevdiklerimizi de ihmal etmemeliyiz. Gelecek nesillere de bunları benimsetmeli; ve fakat, öncesinde kendimiz iyi insanlar olmalı, sonrasında iyi insanlar yetiştirmeliyiz.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Doğan Yayınları · 2019376,6bin okunma
10/10
·216 syf.··
2020 5. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2020 23:01
Beyhan Bey’i malum mecradaki videolarından tanıyorum, uzun zamandır abonesiyim. Kitap yazmış olduğunu görünce çok sevinmiştim ve kişisel gelişim kategorisine karşı olan büyük önyargıma rağmen hemen ertesi gün gidip almıştım. Açıp okumaya başladım ve farkettim ki zaten kişisel gelişimle uzaktan yakından alakası yok. Kelimenin tam anlamıyla terapi gibi kitap! Bitirmek için hiç aceleci davranmadım, araya başka kitaplar bile sıkıştırdım. Çünkü benim için gerçekten terapi gibiydi. Oldukça naif bir dille, sohbet havasında, doğrudan okura ‘sen’ diye hitap ediyor. Her sayfasında kendinizden bir parça bulabileceğiniz bölümler mevcut. Sayfaları çevirirken, sahip olduğunuzu bilmediğiniz özellikleriniz olduğunu keşfediyorsunuz ve durup durup “hakikaten öyle” diyorsunuz. Beyhan Bey de kitabın başında “kitabın heryerine notlar alın, sizin için önemli olabilecek cümlelerin altını çizin, kitabı karalayın, korkmayın” diyor. Bu sözüne o kadar çok rağbet gösterdim ki, kitabın her yeri minik, rengarenk post-it’lerle doldu taştı :) Arada bir ‘Alıntılar’ bölümüne gidip sözkonusu cümleleri ve/veya paragrafları paylaşacağım. Teşekkür ederiz Beyhan Budak!
Kendine İyi Davran Güzel İnsanBeyhan Budak · Destek Yayınları · 201912,9bin okunma