""Bazen dikkat eksikliği bozukluğunun varlığını reddeden "uzmanlar" ya da medya âlimleri, keşke bundan şiddetli bir şekilde etkilenen ve benden yardım isteyen yetişkinlerden sadece birkaç tanesiyle tanışsalar diyorum. Otuzlu, kırklı, ellili yaşlarında, farklı cinsiyetlerdeki bu insanlar hiçbir zaman uzun süreli bir iş ya da mesleği yürütmeyi başaramamışlar. Anlamlı ve taahhüt içeren bir ilişkiyi devam ettirmek bir yana bir ilişkiye kolay kolay başlayamıyorlar bile. Bazıları hiçbir kitabı baştan sona okuyamıyor, bazıları da bir filmin bile sonunu getiremiyor. Ruh halleri uyuşukluk ve keyifsizlik ile gerginlik arasında gidip geliyor. Kendilerine bahşedilmiş yaratıcı yeteneklerin peşinden gidememişler. Başarısızlıkları olarak gördükleri şeyler konusunda derin bir hüsran yaşıyorlar. Özsaygıları derin bir kuyuda kaybolmuş. Çoğu zaman problemlerinin kişiliklerindeki temel ve düzeltilemez bir sorundan kaynaklandığı yönünde kesin bir kanaate sahipler.""