e

e
@pembecilt
instagram: pembecilt

e

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 15:47
·
2026 16. kitabı
Anton Çehov
8.1/10 · 87,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·512 syf.··
2026 15. kitabı
Yılan ve Gecenin Kanatları- Carissa Broadbent İnsan olduğun halde vampirlerin arasında büyüdüğünü düşün. İşte Oraya’nın hikayesi tam olarak böyle başlıyor. Onu büyüten kişi ise vampirlerin en güçlü krallarından biri olan Vincent. İnsan olmasına rağmen vampir sarayında büyüyor ve çocukluğundan beri tek bir şey öğreniyor: zayıf olursan ölürsün. Her yüz yılda bir düzenlenen ölümcül bir turnuva var. Vampirler bu turnuvada tanrıça Nyaxia’nın lütfunu kazanmak için savaşır ve kazanan kişi hayatını değiştirecek bir dilek hakkı elde eder. Oraya’nın dileği ise çok net: hayatta kalmak ve artık av değil, avcı olmak. Ama bu turnuva sadece güçle kazanılacak bir savaş değil. İttifaklar, ihanetler ve kime güveneceğini bilemediğin bir dünyanın ortasında hayatta kalma mücadelesi. Üstelik Oraya’nın en büyük rakiplerinden biri olan gizemli vampir Raihn ile kurduğu zoraki ittifak işleri daha da karmaşık hale getiriyor. Benim okuma deneyimime gelirsek; kitabı genel olarak sevdim akıcıydı ama açıkçası elimden düşüremeyecek kadar da tutulmadım. Atmosferi ve karakterleri güzeldi. Raihn’i kitabın büyük kısmında severken, son bölümlerde ona sinir olmamak elde değildi. Bir yandan Vincent ile Oraya arasındaki sahneleri daha fazla okumayı isterdim. Aralarındaki ilişki çok merak uyandırıcıydı ama sanki biraz hızlı geçilmiş gibi hissettim. Ayrıca kafamda kalan bazı soruların cevabını da tam alamadım. Umarım ikinci kitapta bunların karşılığını görürüm.
1000Kitap
Yılan ve Gecenin KanatlarıCarissa Broadbent · Martı Yayınları · 2024710 okunma
D Koğuşu - Freida McFadden
10/10
·280 syf.··
2026 14. kitabı
Amy, psikiyatri kliniğinde staj yapan bir tıp öğrencisi. Bir gece D Koğuşu’nda nöbete kalmasıyla işler sıradan bir hastane gecesinden çıkıyor. Çünkü D Koğuşu; şiddet eğilimli, ağır vakaların tutulduğu, hakkında fısıltıyla konuşulan bir yer. Sessiz koridorlar, kilitli kapılar ve “tehlikeli” diye damgalanmış bir hasta… Ama asıl tehlike gerçekten içeride mi, yoksa Amy’nin geçmişinde mi saklı? O gece sadece bir nöbet değil; Amy için bastırdığı anılarla yüzleşme gecesi. Seanslar ilerledikçe tansiyon yükseliyor, küçük detaylar büyüyor ve insan kime inanacağını şaşırıyor. Jade mi manipülatif, yoksa Amy mi bize her şeyi olduğu gibi anlatmıyor? Amy kesinlikle güvenilir bir anlatıcı değil. Üstelik kendine bile güvenmiyor. Hafızasından şüphe eden birinin anlattıklarını ne kadar ciddiye alabiliriz? Hatta yer yer verdiği tepkiler, düşünce şekli ve bazı hastalık isimlerini bile bilmemesi beni rahatsız etti. Bir tıp öğrencisi için fazla savruk, fazla yüzeysel kaldığı anlar vardı. Bu da karakteri daha “tekinsiz” yaptı açıkçası. Bir de eski erkek arkadaşı meselesi… O karakter bir anda girip bir anda çıktı gibi hissettirdi. Daha derin bir bağ kurulabilirdi. O kısmı biraz boş kaldı bence. Ortalarından sonra ise kitap resmen gerim gerim gerdi beni. Her bölümde “bir şeyler ters” hissi büyüyor. Benim en baştan beri yürüttüğüm birkaç tahmin doğru çıktı ama bu gerilimi azaltmadı çünkü mesele sadece sonucu bilmek değil, o geceye nasıl gelindiğini izlemekti. Yer yer mantık hataları vardı evet ama akıcılığı o kadar yüksek ki göz ardı edilebiliyor. Peki Amy o karanlık geceden gerçekten sağ çıkacak mı? Ve daha önemlisi… gerçekten masum mu?
1000Kitap
D KoğuşuFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20243,505 okunma