Şükran Yiğit'in yalnızca aşka değil sevginin her bir türüne yaklaşımı öyle saf ve temiz bir yerden ki insan sayfaların arasında kaybolup giderken sahiden orada, o karakterlerin arasında hatta onlardan biri olmak, iyisiyle kötüsüyle o duyguları tatmak isterken buluyor kendini. Ankara Mon Amour, Çatı Katı Aşıkları ve Bir Kış Yolculuğu'ndan sonra okuduğum 4. ve en sevdiğim Şükran Yiğit kitabı bu oldu. Kitabın geçip giden dönemlerle, çocuklukla, ilk gençlikle, yetişkinlikle ve elbette tüm bunlarla eşzamanlı olarak şarkılarla kurduğu bağ tek kelimeyle büyüleyici. Aklımın bir köşesinde içimi sımsıcak eden bir roman olarak kalacak hep.