penbari

"Ben bu arada adamın kendisini ilgilendiren, kendisini ilgilendirdiğini düşündüğü soruları sorarken Piero'nun burnunun dibinde salladığı parmağına neden o kadar gıcık olduğuma takmıştım. Bedenimizin bu ülkedeki varlığını sürekli açıklamak zorunda kalmamızdan hiç hazzetmiyordum. Yarım yamalak konuştuğum bir dil yüzünden bana yarım insan muamelesi yapılmasından hazzetmiyordum. O parmak bütün bunlardı, hatta fazlasıydı."
Sayfa 174·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

penbari

, bir kitap okudu
9/10
·184 syf.·
3 günde okudu
·
2025 4. kitabı
Mahir Ünsal Eriş
8.4/10 · 853 okunma
"Ama sen en çok Kızılay'ı severdin. Yarı karanlık, aynı şarkıları dinlemekten can sıkıntıları yüzlerinde yer etmiş insanların karşı karşıya oturup cep telefonlarıyla oynadığı kitap kafeleri, Mülkiyeliler'de yemek yemeyi, kalabalık caddelerde coşkun bir nehir gibi akıp giden insan yığınlarını, Yüksel Caddesi'nden geçerken, "Bakalım bugün ne eylemi varmış," diye durup anlayana kadar beklemeyi, hatta bazen sonuna kadar, polis o eylemi şiddet ve göz yaşartıcı gazla dağıtana kadar beklemeyi, inatla direnen, biri kapansa başka bir tanesi açılan kitabevlerini dolaşmayı, Sakarya'daki çiçekçileri, balıkçıları, turşucuları, fayanslarıyla dev bir banyoyu andıran metro istasyonundaki çarşıyı, sokak çalgıcılarını, sahtekâr dilencilerini, hıncahınç duraklarını, mevzilenmiş mangalarıyla işgal İstanbul'unu hatırlatan Güvenpark'ı, İzmir Caddesi'ndeki düğmecileri severdin."
Sayfa 79·Kitabı okudu
"Bazen karşıya geçer, seninle tanışmak mucizesine sebebiyet verişiyle Ankara'nın anıtsal parkları arasına alınması gereken Kuğulu Park'ın içinden yürür, Tunalı Hilmi'ye çıkardık. Ankara'da büyümemişiz ikimiz de. Ama ne zaman bu caddeden yürüsek, "Eskiden bambaşkaymış Tunalı," diye konuşurduk. Haute couture butiklerin, kitapçıların, birbirinden seçkin pastane ve restoranların, şık mı şık mağazaların, iki dirhem bir çekirdek janti hanımefendi ve beyefendilerin caddesiymiş burası. Biz gezerken öyle değildi. Taklit parfüm ve cep telefonu dükkânlarının, zincir mağazaların, renkli pasajların olduğu herhangi bir caddeydi. Ama seviyorduk değil mi? Seviyorduk Tunalı'yı. Orada bulunmanın bu caddeye geçmişten atfedilen şıklığın bir parçası sayılmakla ilgili olduğu hissine kapılmak hoşumuza gidiyordu."
Sayfa 78·Kitabı okudu
"Biz bulvarı severdik seninle, hatırla. Her yağmurda birer akvaryuma dönen battıçıktı altgeçitleri, dev binaların, plazaların, sitelerin arasında bir zaman makinesi gibi duran Celal Bayar Köşkü'nü, Meclis kavşağındaki, dev bir taburenin iskeletini andıran çavlanlı fıskiyeyi, Akay'ın yorgun ama neşeyle yukarı, Kocatepe'ye uzanan metin yokuşunu, Kızılay'ın curcunasını, Ankaralıların inatla köprü demeyi sevdiği üstgeçitleri, Sıhhiye Meydanı'nı, Dil Tarih'i, Olgunlaştırma'yı, Radyo Evi'ni, Opera'yı, Resim Heykel'i, Ulus'un çarşılarını, emeklilerini, taksilerini..."
Sayfa 77·Kitabı okudu