Son günlerde twittera ne zaman girsem (özellikle de gece) gündem hep Jeff Dahmer…
Diziyi izlemiş biri olarak bazı yorumlarda bulunmak istiyorum; fakat benim yorumum katilin bireysel yaşamı ile ilgili acıyan ya da yargılayan söylemler olmayacak. Psikoloji ve Sosyoloji bilimlerinin bana öğrettiği en önemli şey, her olgunun bir makro bir de mikro boyutu olduğudur ve bu iki boyutun sentezi sonucu tepki oluşur.
BDT katili, Bundy, Kemper, Dahmer, palyaço katil, night stalker… ve onların dışında belli bir dönemde tıpkı onlar gibi döneme damgasını vurmuş nice katil.. altmışlı yılların başı ve doksanların başı, modern dünya artık postmodern bir dünya olma yolunda evriliyordur, internet bulunmuştur, “ÖZGÜRCE SEX” akımının eylemleri hızla ilerlemektedir, LGBTQ ve toplumsal cinsiyet tartışmaları, sistem tarafından insanlara sürekli uyuşturucu güzellemelerinin yapıldığı, ırkçılık hareketlerinin etkilerinin en acı hallerinin yaşandığı ( hala daha yaşanmakta), toplumsal yozlaşma, iktisadi dönüşüm ve bunalım süreci, ABD mahkemelerinin yozlaşması, hükümetin çöken sistem karşısında rehabilitasyon değil insanı uyuştur politikası ( ilaç sektörü), neoliberal sağlık politikaları, AIDS, popüler kültür, porno sektörünün dönüşümü ve cinselliğin tüketim aracı haline gelmesi, savaşlar, suikastler, göç ve göçmen sorunu, kentsel dönüşüm, Amerikan aile yapısının dönüşümü… bütün bu sancılı süreçler aslında çok kısa sürede yaşandı ve ortaya çıkardığı etkinin süper sonic dalgaları tüm dünyayı etikedi. Peki bu dönüşüm karşısında (bu etkiye yönelik) nasıl bir tepki ortaya çıktı.. boşluk duygusu, nihilizm, yozlaşma, üretim, kaynak paylaşımı…insan gibi yaşama şerefine aslında sadece bir grup insan elde edebildi. Demokrasi ve adalet belli bir grup için çalıştı, çarklar döndüğü sürece dişlerinin