Gözlerini körelten "nefret"se, göz kapaklarını çelik tellerle bağlayan "gurur"du."Başkalalarını hem gerçek hem de ideal ilişkilerinde anlamayı sağlayacak özelliği bencilliğin köreltmiş,uzun süre kullanmaman da işe yaramaz hale getirmişti.Hayal gücü tıpkı benim gibi hapsedilmişti.Gurur pencerelere parmaklar takmıştı,gardiyanın adı"nefret"ti.
Nefret insanı köreltir.Sen bunun farkında değildin.Sevgi en uzak yıldızda yazılı olanları bile okuyabilir ama nefret seni öylesine köreltmişti ki,bayağı arzularının dar,sınırlı,zaten şehvetle solmuş bahçesinden ötesini göremiyordun.Hayal gücündrn tümüyle yoksun olman,kişiliğinin bu gerçekten ölümcül kusuru,içindeki "nefretin" sonucuydu."Nefret" kurnazca,sessizce,gizlice,tıpkı likenin sıkgun bir bitkinşn köküne dadanması gibi,kişiliğini kemirdi,sonunda en küçük çıkarlardan,en aşağlık amaçlardan başka bir şey görmez oldun.