..ve bir gün artık bu dünyaya dayanamayacağım diye düşündüm bunun üzerine denizin derinliklerinden kadim bir tanrı seslendi "öyleyse çocuğum başka bir dünya yarat".
İvan Dmitriç'in, Mihail Averyanıç'ın milyonlarca insanın ölümsüzlüğe inandığını anımsadı. Peki, ölümsüzlük gerçekten var mıydı? Ama o ölümsüzlüğü istemiyordu, sadece bir anlığına aklına gelmişti bu düşünce.
Zeus saklamıştı insanlardan ateşi,
fakat Iapetos'u güçlü oğlu Prometheus
Zeus'un ateşini insanlar için çaldı,
onu bir nartheks'in içine sakladı.
Bulutları bile yöneten Zeus ona kızdı.
Dedi ki "Seviniyorsun değil mi Iapetos'un aptal oğlu
Beni kandırdığını sanıyorsun değil mi?
Ama öyle bir belaya bulaştın ki
evet, çaldığın ateşin karşılığı olan bir bela.
İsanların başına öyle bir dert açacağım ki
onu öpüp okşamadan edemeyecekler".
Tanrıların babası bunları söyleyip kahkahalar attı.
Ardından ünlü Hephaistios'u çağırdı. Ona dedi ki
"biraz toprakla suyu karıştır.
İçinde insan sesi ve kuvveti olsun,
öyle bir şey olsun ki yüzü tanrıçalara, vücudu genç kızlara benzesin."
Sonra Athena'ya "Ona işlemeyi ve renkli kumaşlar da okumayı öğret."
Aphrodite'ye " Onu büyülerinde sarmala içinde istekler ve arzular kalsın"
Yüz gözlü devi öldürmüş olan Hermeias'a " içinde bir köpek kalbi ve tilki huyu olsun."
Hepsi de Zeus'un söylediklerini yaptılar. Topal koca Hephaistios
topraktan bir insan yarattı.
Gökgözlü Athena
süslü kuşakları beline sardı
güzel Kharitler ve
Peitho boyunlarına altın kolyeler taktılar.
Horalar ise saçlarına baharda doğan çiçeklerden koydular.
Hermeias kızın kalbine yalanları soktu.
Uzaklardan bağıran Zeus'un her dediği bir bir gerçekleşiyordu.
Sonra kutunun içinde bir ses koydu Zeus.
İsmi de Pandora olmuştu. Anlamı tüm tanrıların hediyesiydi