..ve bir gün artık bu dünyaya dayanamayacağım diye düşündüm bunun üzerine denizin derinliklerinden kadim bir tanrı seslendi "öyleyse çocuğum başka bir dünya yarat".
..Demek ki suçlu olan insanların kendileri; onlara cennet verildiği halde özgürlük istemişler mutsuz olacaklarını bildikleri halde gökten ateş çalmışlar..
Prometheus insanlar için tanrıların evinden, olimpostan ateşi çalmıştı fakat en başında başına böyle bir şey geleceğini hiç düşünmemişti. Prometheus ateşi çaldığı için Zeus çok sinirlenmişti ve öcünü almak için kardeşine güzel mi güzel bir hediye gönderdi hediyenin adı tanrıların hediyesi olan Pandora'ydı. Epimetheus Pandora'yı görür görmez ona aşık oldu ve evlendiler. Fakat Pandora'yı gönderirken onunla birlikte bir de kutu göndermişti ve Pandora'ya kutuyu asla açmamasının söylemişti. Pandora yıllar sonra merakına yenik düşüp kutuyu açtı ve bu evrene asla uğramamış olan bütün kötülükler teker teker kutunun içinden evrene yayildi. Acı, üzüntü, kuraklık, kitlik hepsi.. Pandora kutunun kapağını kapattığında ise içerisinde sadece umut kalmıştı.
işte kötülükler evrene böyle yayılmıştı, insanlar doyumsuzluğu nedeniyle kötülüklere karşı duramadilar.
.. insanlarin hayal kırıklığından uğradığı bütün korkuları gene de yaşamayı isteyeceğim, hayat kadehini ağzıma götürünce bitirene kadar bırakmayacağım!
denedim gitmeyi birçok kez ama
sensiz kalır kalmaz
büküldü ciğerlerim sıkıntıyla
açtım havaya
döndüm
belki de böyle izin verdim
derimi yüzmene
varlığın
daha iyiydi yokluğundan
dokunuşun
hiç nazik değildi ama
daha iyiydi ellerini kaybetmekten
hırpalanmak tamamdı ama
kabul edilemez de sensizlik
suya yazı yazmak gibiydi ama
fark eder miydi hiç
en azından suya yazılan
sendin benim için
-bağımlılık