'Var olușun iç yasalarını bilen biri şöyle demiştir: "İnsanlar şurada ya da burada söylemek zorunda kaldıkları şeylerin peșinden gittikleri sürece Tanrı'nın krallığı içlerindedir." Yapmak zorunda olduğunuz şeye inanmalısınız, şüpheyle gölgelenmemiş bir zihinle inanmalısınız ve sonra onu anlayıncaya kadar üzerinde düşünmelisiniz. İşte o zaman arınmaya ve iç dünyanızı yaratmaya başlarsınız.'
"Insan ne kadar az şey başarmak isterse o kadar az fedakarlıkta bulunur, ne kadar çok şey başarmak isterse feda edeceği şeyler de o kadar fazladır. Büyük başarılar elde etmek isteyen kişinin büyük fedakarlıklarda bulunması gerekir."
'İnsanların zaman zaman öfkelenmesi gerekir, isyan etmeleri beklenir. Bu onların doğasında var. Kendinizi öfkelenmeyen ve isyan etmeyen bir varlığa dönüştürme çabasının, aptal olma yolunda kendinizi keyifle eğitmenizden farkı yoktur. Her şeyden önce sağlığınıza zarar verirsiniz. Eğer insanların tepki göstermesi canınızı sıkıyorsa, onları öfkeye ve isyana sürüklemeyecek şekilde davranışlar sergilemeniz daha mantıklı olmaz m?'