"Bir gün bir seyi istersin, ertesi gün tutkuyla
ölesiye ona bağlanırsın, daha ertesi gün onu
istediğinden utanırsın, arzun yerine geldiği için
hayata lanet edersin, işte insan hayatta kendi
isteğinin peșinden serbestçe giderse böyle
olur. Bastığımız yeri yoklayarak yürümeliyiz, bazı
Şeylerden gözlerimizi çevirmeliyiz, mutluluk
hülyalarına kapılmamalyız, mutluluk elimizden
kaçarsa isyan etmemeliyiz, hayat budur işte."
'Var olușun iç yasalarını bilen biri şöyle demiştir: "İnsanlar şurada ya da burada söylemek zorunda kaldıkları şeylerin peșinden gittikleri sürece Tanrı'nın krallığı içlerindedir." Yapmak zorunda olduğunuz şeye inanmalısınız, şüpheyle gölgelenmemiş bir zihinle inanmalısınız ve sonra onu anlayıncaya kadar üzerinde düşünmelisiniz. İşte o zaman arınmaya ve iç dünyanızı yaratmaya başlarsınız.'