Her şey için zihnini kullanmaya bu denli alışkın olan biri böylesine dümdüz bir eylem ile karşı karşıya kaldığında bunu gereğinden fazla süsleyip fazla zeka gerektiren bir hale getirebiliyor galiba.
Insan şu klişenin, amor vincit omnia sözünde gerçek bir anlam gizli olduğunu düşünmek istiyor. Ama şu kısa ve acıklı hayatında öğrendiğim bir şey varsa eğer, o da bu sözün yalan olduğudur. Sevgi her zorluğun üstesinden gelmez. Geleceğine inanan da tam bir ahmaktır.
Sanırım bir bakıma kendimi Yunanca sınıfındakilere bu kadar yakın hissetmemin bir sebebi de buydu. Yüzyıllar önce ölüp giden bu nefis, yürek parçalayıcı manzarayi onlar da biliyordu; beşinci yüzyılı görmeye alışkın gözlerini kitaplarından kaldırdıklarında gördükleri dünyayı rahatsız edici derecede cansız ve yabancı bulma ve kendilerini memleketlerinden koparılmış gibi hissetme deneyimini onlar da yaşıyordu.