Kişilikler empresyonist tablolar gibidir. Uzaktan herkes yekpareymiş gibi görünür, yakından bakıldığında ise her birimiz farklı ruh hallerinin, idrak ve güdülerin hayret verici karmaşıklığından ibaretiz.
Artık, duyguların en üst düzey düzen, karmaşık organizmalarda biyo-regülasyonun doğrudan ifadesi olduğunu;kendilik düzenlemesinden sorumlu sinir mekanizmalarının olgunlaşmasının deneyime bağlı olduğunu ve bu mühim deneyimlerin, bağlanma ilişkisinde saklı erken dönemli toplumsal deneyimler olduğunu biliyoruz.