İntiharın güzeli çirkini mi olur? Kendimizi öldüreceksek de madem son çare, gelinmişse o eşiğe, sessiz usul ölmemizi isterler. Gözlerden ırak, kapalı kapılar ardında. Bir yitim bir addır yalnızca belleklerinde, saniyelik. Bilmezler raylara atlanmasa da her intihar politiktir.
Bu siteye kayıt olalı 7 yıl olmuş (+2 ay fazlası var). Birkaç tane iyi insanla tanıştım. Arkadaşlık kurup ortak işler yaptık. Hala iletişim de olduğum değerli insan(lar) var(Okurlarsa onlar biliyorlar kendilerini). Dergilere yazdım. --Telifsiz ve kazançsız olunca hevesim kaçtı.-- 1000'den fazla kitap girdim. Büyük bir süreç. Türkiye'de "okur" denen kişilerin olduğunu gördüm. Şunu da gördüm ki kitap okuyanların belki de çoğunluğu bilinçsiz ve rastgele okuyor. Abur cubur gibi tüketiyorlar. İnstagram reelse gibi kaydırıyorlar. Bir yazarı eleştirmek (Nietzsche kim ki tanrıyı öldürür, Freud'da sapıkmış, Sabahattin Ali yaaa, Oğuz Atay'ım -mide bulandırıcı-, Dostoyevski tapıcıları vs.) bu kadar basit değil. Arada bir ekleme yapmaya giriyorum burası arşive döndü diye. O sırada bile bir kuş ötüşü kadar değeri olmayan fikirlerle, insanlarla karşılaşıyorum. (Bu iç dökme eylemidir. Düşüncenin kendini sindirmesidir. Mentos etkisi!)
Bir varoluşsal olarak dünyanıın "ortasında Varlık" hiçbir zaman yeralan şeylerin birarada elönünde Varlıkları gibi birşcy demek değildir. "Oradaki-Varlık" denilen bir varolan-şeyi dünya denilen bir başka varolan-şey ile "yan yanalığı" gibi birşey yoktur.