Zekası kıt olanların zihinlerinin harekete geçmesi için despotluğa gereksinimi vardır, yüce gönüllüler ise yüreklerinin çalışması için eşitliğe susamışlardır.
Çocukların kendilerini yönetenlerin haksızlıklarının kokusunu alma yetisi köpeklere benzer: Sevildiklerini ya da hoşgörüyle karşılandıklarını çok iyi hissederler. Arı yürekler çelişkilerden daha çok, küçük ayrıntılardan alınırlar: Bir çocuk kötülüğü, ancak doğanın yüreğine yerleştirdiği iyilik duygusu incitilirse öğrenir.
Yalnızlığa itilmiş olmaları ve bir şeylerle ilgilenmek gibi bir ahlaki gereklilik duymaları yüzünden bekarlar,
doğal duygulanımlarının yerine yapay duygulanımları koymaya, kedileri, köpekleri, kuşları, hizmetçilerini ya da müdürlerini sevmeye yönelirler.