Tutkular günün birinde nihayete ulaştığında, insan da gerçekten utkusuna ulaşmış olur mu? Yoksa utku, tutkunun nihayete ulaşmasına giden yolun kendisi midir?
Balthazar Claes, eşine aşık ama bilime tutkulu, Mutlak'ı bulma isteği yüzünden her şeyini feda edebilecek ve Lavoisier'ın en ateşli öğrencilerinden biridir.
Mutlak'ı bulma inancı onun için yaşama tutunulacak bir daldır. Deneylerinde ne kadar başarısız olursa olsun, eşiyle ve çocuklarıyla ne kadar üzüntülü hallere düşerse düşsün, serveti ne kadar azalırsa azalsın, yiyeceği tek lokma kalmasa dahi içindeki Mutlak'ı bulmaya olan inancı hiçbir zaman sönmez.
Bu yol onun için yaşam yoludur. Gidilecek bir yol varsa onun için o yol, Mutlak'ı bulma yoludur. Gerçekten ulaşmak istiyor mu Mutlak'a, yoksa Mutlak'a giden yolun kendisini mi seviyor ona siz karar verirsiniz.
Balthazar'ın eşi Josephine ve kızları Marguerite ile de sabırlı, sadakatli, fedakâr, seven ve güçlü-kurtarıcı kadın portleri çiziyor Balzac.
Okuduğum 15 Balzac kitabı arasında sanırım ilk sıraya yerleşti.