"Biz ne demokratlara, ne de sosyalistlere benzemeyiz.
Tarzı idaremiz ne demokrat hükumetlerin, ne de sosyalistlerinkine muadildir. Biz, kendi kendimize benzemekle müftehiriz."
Türk, tek başına bile bir devlet kudretidir. Yarım pabuçlu bir garip olarak uğradığı memleketin, çok sürmez, mukadderatı başına geçmesini bilir. Burada bir Vezir, şurada bir Serdar, ötede bir Hükümdardır. Yakın ve uzak şarkın bütün tahtlarında menşei Türkçe bir ismin turasını görürsünüz.
Hangi ahmak: "Türk ordularının geçtiği yerele ot bitmez" demiş? Türk orduları nereye gittiyse oraya nizam, intizam ve sükun götürmüştür. Asırlardan beri anarşi içinde çalkalanan ülkeleri bir anda, huzur ve vifaka [barışa] kavuşturmuştur. Kendi kendini idareden aciz nice yabancı milletlere baş olup, onları istiklal ve istikrar yoluna sokmuştur.
(...) Halbuki, Türk'ün haysiyet ve izzetinefsi ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun evladır. Binaenaleyh, ya istiklal, ya ölüm!