Kitap ergenlerin veya ergenlikten çıkamamış büyüklerin de kendini anlamlandırabilecekleri ve tabiki büyüklerin de bu konulara adapte olmasını, ergenlerle iletişim kurarken ne gibi şeylere dikkat etmemiz gerektiğini ayrıntılı anlatmakta.
Ergenle konuşurmuşcasına rahat bir atmosfer var kitapta. Bu da ergenin kitapla bağ kurmasını sağlar, bu şekilde yaklaşımıyla ergen kendi hayatına doğru bir yolculuğa çıkar. Ve gerçekten de, kendi yaşadığı her şeyle karşılaşıp, nasıl davranması gerektiğini bilemediği o düğümlerin çözüldüğünü okudukça görecektir.
Başlıklar ergenle tanışma, anne baba ve çevre gözünde ne anlama geldikleri, sistemin en zayıf halkası olduğu için suistimale uğrandığı, ergen metomorfozunu, yani bir sabah kalktığında böceğe (!) dönüşümünü, hormonlarının değişikliği gibi konularla ilk önce ergenin kendini tanımasıyla, yaptıklarını anlamlandırır. Limbik sistem ve prefrontal korteksle ebeveyn ve ergen beynini inceler. Burada ergenin daha karar alma mekanizmasının gelişmekte olduğu bu yüzden, beyninin yapısını bozacak etkenlerden uzak durup, limbik sistemini doğru yönlendirerek, prefrontal korteksi yani karar alma merkezlerini yönetebilme yetkisini doğru alışkanlık, doğru kitaplar, filmler ve arkadaşlıklarla geliştirmesi gerekir. Burada hala büyük yaşta olup ergen gibi davranış gösterenlerin beyinlerinin de hala bir birey olarak yaşamalarına izin verilecek düzeyde olmadığı görülür. Hala duygusal sistemle, anlık hazlara giderler bu da iradi bir yaşamdan uzak bir haldir. Kendi kendini yönetmekten aciz kalıp gelişemeyiş, devreye ebeveyn gibi kontrol mekanizmalarını sokar. Bu da kendi başına birey olamayışının tezahürüdür. Birey olmaları için de kendi kendilerini DOĞRU eğitebilmeleri şarttır. Doğrudan kastımız da işte irade yönetimidir, anlık hazlara yenik düşüp "mutlu