dudaklarının bitimindeki o kıvrım... dudaklarımız birbirine dokunsun istedim çetin. gerçekten yalnızca bunu istedim, yoksa, onu öpmek istedim, diye yazardım. dudaklarımız birbirine doğru uzansın ve birbirine dokunsun istedim.
aslına bakarsan çetin, nihal, biz ona aşık olduğumuzda varlık kazandı, fiziksel özellikleri belirginleşti, daha bir güzelleşti, çekicileşti; hatırlanır oldu. önce aşk vardır. hatırlamak da, acı çekmek de, sevgilimize vereceğimiz çiçeğin fotosentezi de ondan sonra başlar.
sana bütün soruların için tek bir yanıt ver meye kalkışmak, "söyledim ya!" diye kestirip atmak ne kaba ve aptalca bir davranış olurdu! tekranın ve hayatın güzelliğini reddetmek olurdu. hayat tekrardan ibarettir çünkü. hayatın gücü tekranın gücüdür. günlerin, ayların, mevsimlerin gücü. tabii bir de şiirin. şiirlerin tekrar eden dizelerinin gücü. dinlere ne demeli? hindu'nun mantrasını tekrar etmesi. müslüman'ın tespih çekmesi ve senin "yemek güzel olmuş mu?" diye sorman...