Buğra Tepe

Buğra Tepe
@phpbugra1
décadence
Ramp Supervisor
Hamburg
1997
9 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Buğra Tepe

, bir kitap okudu
Puan vermedi·632 syf.·
41 günde okudu
·
2024 1. kitabı
Brandon Sanderson
9/10 · 308 okunma
Reklam
Kesintisiz ve acımasız bir biçimde dönerek uzağı ve çevreyi tarayan fener misali, gözdüm ben her şeyden önce. Bu göz o kadar açıktı ki bütün diğer yetilerim uykudaydi; güçlerimin tamamini görmek ve dünyanın dramini kavramak için kullaniyordum. Yıkım özlemi çektiysem tek nedeni bu gözün imha edilme olasılığıydı. Deprem istiyordum, deniz fenerini denize yıkacak doğal bir afet. Dönüşüm istiyordum; bir balığa, bir deniz canavarına, bir muhribe dönüşmek. Yeryüzü yarilip tek bir esnemeyle her şeyi yutsun istiyordum. Kentin denizin dibini boyladığını görmek istiyordum. Bir mağarada oturup mum ışığında kitap okumak istiyordum. Kendi bedenimi, kendi arzularımı tanıyabileceğim bir degisim için gözün imhasını istiyordum. Gördüklerimi ve duyduklarimi derinlemesine düşünebilmek için bin yil yalniz kalmak istiyordum - ve unutmak için.
Buz gibi soğuk, çılgın bir ritimle dans ediyoruz, uzun ve kısa dalgalar eşliğinde, hiçlik çanağının içinde. Şehvetin her santimi paraya akıyor. Onları savunmasız kılacak bir kusur arayışı içinde bir mükemmel dişiden ötekine geçiyoruz, fakat kusursuzlar, aynı istikrar çerçevesinde de kapalı. Aşkın mantığının soğuk ve beyaz bekâreti bu, çekilmekte olan dalganın örgüsü, mutlak hiçliğin kıyısı. Ve ben, mükemmeliyetin bu bakir mantığıma sınırında beyaz umutsuzluğun dansını ediyorum, son duyguya kurşun sıkan son beyaz adam, umutsuzluğun özenle bağlanmış eldivenleriyle göğsünü yumruklayan bir goril. Kanatlarının çıkmaya başladığını hisseden, satenimsi bir boşluğun ortasında delifişek bir goril; gece de elektrik bir bitki gibi büyümeye devam ediyor, siyah kadife boşluğa akkor tomurcuklar fırlatıyor. Tomurcukların elemle açtığı gecenin kara boşluğuyum ben, ayın donmuş çiyinde yüzen bir denizyıldızı. Yeni deliliğin mikrobuyum, anlaşılmaz bir dil ile kuşanmış bir ucube, ruhun can evine kıymık gibi saplanmış bir hıçkırık. Meleksi gorilin o pek makul ve güzel dansını ediyorum. Bunlar benim meleksi olmayan meczup kardeşlerim. Hiçliğin kof çanağında dans ediyoruz. Aynı bedene aitiz, fakat yıldızlar kadar ayrığız.