7/10
·142 syf.··
2026 56. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 13:36
Psikanalizin Tarihi, Freud'un psikanalizden önceki kariyerini özetledikten sonra, psikanalize geçiş sürecini, teorilerin oluşumunu, gelişimini ve Freud sonrası ekolleri konu alıyor. Kitapta Freud'un fikir ve teorileriyle beraber Adler, Jung, Stekel gibi farklı isimlerle gelişen düşünce ve yorum alanlarını da görüyoruz. Roger Perron'ın anlatımındaki Psikanalizin Tarihi'nde Freud'un kişisel ve mesleki mücadelesine de yer veriliyor. Freud'un görüşlerinin toplumsal eleştiriye maruz kalmasının yanı sıra çalışmaları önce 1. Dünya Savaşı'yla sekteye uğruyor. Sonrasında da Hitler'in iktidara geçmesiyle daha büyük bir sorunla karşılaşıyor. Çünkü Hitler Yahudi Bilimi diye tanımlayarak Freud'un bütün kitaplarını yakıyor. Freud bu durumu; "Ortaçağ'da olsak beni yakalardı. Şimdi sadece kitaplarımı yakmakla yetiniyorlar." diyerek ifade ediyor. Hem sağlık, hem mesleki hem de toplumsal sorunlara rağmen pes etmeden, tam anlamıyla son nefesine kadar çalışma azmi ve mücadeleci özelliğiyle Freud, psikanalizin babası olarak bugün de katkı sağlamaya devam ediyor. Akademik beklentisi olmadan, psikanalizi merak edenler için okunması rahat bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Psikanalizin TarihiRoger Perron · Dost Kitabevi · 201733 okunma
Château d'If ve Monte Cristo arasında
Puan vermedi
Herkesin bir favorisi, geçilmezi vardır. Benimki bu şaheser. Döneminde haftalara yayılarak yayınlanmış, ilk dizi tadında kitap:). Becerebildiğim kadar anlatmaya çalışayım; herkesin kendisini haklı çıkaracak bir gerekçesi vardır, hiçbir şey sebepsiz değildir, bu gerekçeler ve sebepler bizlere mantıklı gelmek zorunda olmadığı için bu hikayedekiler yaşanıyor:) Fransa’nın romantik devrimlerinin ve karışıklığının zirve dönemlerinde Napeleon’un Elbe adasında sürgün edildiği dönemlerde Masum, yetenekli, aşık ve sadakatli gencimiz Dantes La Pharaon gemisinin ikinci kaptanıdır. Yetenekli, başarılı olmasının yanında daha çocukluktan yeni çıkması ve aldığı kararların diğer kıskanç ve beceriksiz tayfada huzursuzluğa neden olması kaçınılmaz bir son. Sefer sırasında birinci kaptanın ani bir şekilde rahatsızlanmasıyla sonun başlangıcı Dantes için başlar. İkinci kaptan olması,kimseye sormadan hareket etmesi ve döndüğünde gencecik yaşında birinci kaptanlığa terfi edilmesi etrafında kıskançlığa sebep olur…(spoiler vermeden kısa keseceğim. Düğün gününde apar topar tutuklanıp savcı karşısına çıkarılıp hakkında kralcı suçlaması içeren mektubu, tek delil olmasına rağmen hain savcıya kaptırmasıyla bir daha aynı adam olmamak üzere Chateau D’ıf’e mahkum olur. Tanrının kendisini gördüğünü ve bu haksızlığı bir gün düzelteceği fikri zamanla bu olanlar Tanrının yokluğuna dönmüştür. Kendisini öldürmekten başka çaresi kalmamışken bir rahiple yolları kesişir ve dostane günlerde kendisini bilge rahip sayesinde her anlamda geliştirir ve elinde bir hazine haritasıyla hapisten kaçmayı başarır. Yıllar süren esaret Dantesi öldürmüştür. Artık ne aynadaki kendisidir ne de düşünceleri Dantes’e aittir. Elindeki hazineyle bir intikam planı yaparak başına gelenlerin hesabını sormak için işe koyulur. İntikam
1000Kitap
Monte Cristo KontuAlexandre Dumas · İthaki Yayınları · 201037,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Muhteşem bir başyapıt...
10/10
·1552 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 00:00
Neredeyse 1600 sayfalık bir romanın ardından konuşacak onca şey varken ben nereden başlayacağımı bilemiyorum çünkü bu, kelimelerinizi kifayetsiz bırakacak bir roman... Öncelikle kitabı okumadan önce şöyle bir yorumlarına bakayım derseniz inanın bana hiç olumsuz bir yorumla karşılaşmayacak ve herkesin "çok akıcı" yorumlarının ardından koşarak, büyük bir merakla bu kitaba başlayacaksınız. Hiç klasik okumamış bir insanın ön yargılarını kıracak, klasikleri seven bir insanı da hayran bırakacak bir kitap. Sayfaların su gibi aktığı, adeta bir aksiyon filmi izliyormuşumcasına heyecanla, gerilimle okuduğum, her bir olayda şok olduğum, kimi sahnelerde gözyaşlarımın pıt pıt sayfalara düştüğü, yani her duyguyu çok yoğun bir şekilde yaşadığım bir kitaptı. İnanın ki bunu canı gönülden, rahatlıkla ve abartmadan söylüyorum. Kitabımız; Pharaon adında bir geminin 2. kaptanı olan genç, yakışıklı ve yetenekli Edmond Dantes'in aylar süren deniz yolculuğundan dönmesiyle başlıyor. Dantes, yolculukta kaptanın öldüğü haberini veriyor ve geminin sahibi onun yeteneğine, dürüst kişiliğine ve başarısına güvenerek geminin kaptanlığını ona veriyor. Dantes bu güzel haberle birlikte evine, ardında onu bekleyen yaşlı babasının ve güzel nişanlısı Mercedes'in yanına dönüyor. Tam her şeyin güzelleştiğini düşünen, geldiği güzel mevkiiyle birlikte iyi para kazanıp babasına güzel bir hayat sunacak olan ve nihayet nişanlısıyla evlenecek olan Dantes, nikaha 15 dakika kala bir anda kendini jandarmanın kollarına buluyor ve bundan sonrası spoilera girecek olan olaylar silsilesine geçiş yapıyor. Gönlüm ister ki burada her olay hakkında konuşup sizlerle kritik yapabileyim ama maalesef ki bu mümkün değil. Sadece şunları söyleyebilirim; Bu kadar temiz kalpli, insanlara iyi niyetle yaklaşan, kimseye zararı olmayan
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202037,2bin okunma
Puan vermedi·1540 syf.··
2022 6. kitabı
29.01.2022 Kitabın adı:Monte Cristo Kontu-1 Yazarın adı:Alexandre Dumas Sayfa sayısı:760 Muhteşem bir ikili okudum . Kitabımız 1815 yılı Şubat ayının sonlaru Mart ayının başları gibi Pharon isimli yelkeli gemi Limana yanaşır. Yükü indirilir. Fakat üzücü bir durum vardır. Geminin birinci kaptanı ölmüş gemiyi ikinci kaptan Edmond Dantes getirmiştir. Geminin sahibi Armatör Morrel övgüler yağdırırken üç ay sonraki yolculukta geminin birinci kaptanı olacağını söyler Dantes'e. Bu arada yanlarında olan biri hasetinden çatlar kim olabilir. Geminin muhasebecisi Danglars. Dantes izin alarak Marsilya'ya babasını ve sevdiği kız Mercedes'i görmeye gider gitmişkende nişan yapacaktır. Ve nişan akşamı herkesin içinde jandarmalar gelip Dantes'i tutuklayarak götürürler. Suçunu bilmez neyle niçin suçlanır. Ortada bir mektup vardır Dantes'i Bonapartçılıkla suçlayan mektubu kim yazmıştır. Dantes'e kastı nedir hiç bir zaman öğrenemeyecektir. Çünkü İf Adası nın ortasında bir şatoya götürülür. Peki Dantes'in nilanlanmak üzere olduğu bir sevdiceği vardı,birde yaşlı babası onlara ne olacaktı.Dantes İf Şatosundan kurtulabilecek mi bunları düşünerek aradan ne kadar zaman geçti bilmiyordu. Çünkü zaman kavramını kaybetmiştir. Aradan yıllar geçmiş çocuklar büyümüş gençler orta yaş ya da yaşlılık sınırına gelmiş. İşte bunlardan biri Franz denize açılır amacı avlanmaktır. Bir adaya çıkar bu ada Monte Cristo adasıdır. Normalde kaçakçıların uğrak yeridir. O da ne adada birileri var. Ateşin başında oturmuş oğlağın pişmesini beklemektedir.Franz yanlarından geçer biraz uzaklarında oturur. Acıkmıştır ama yiyecek birşeyleri yoktur. Franzın tayfaları adamlarla konuşur onların reisleri varmış ona götürürler ama gözünü bağlarlar reisle tanışır yer içerler geceyide orda geçirir. Sabah olunca etrafa bakar ve
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202537,2bin okunma
8/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2025 22:41
Kitap, psikanalizin kurucusu Freud’un çalışmalarıyla başlıyor. Bilinçdışı, rüya yorumları, serbest çağrışım gibi temel kavramların nasıl ortaya çıktığını ve dönemin bilim dünyasında nasıl karşılandığını ayrıntılı bir şekilde aktarıyor. Ayrıca Freud’un biyografisine de yer verilmesi kitabın en ilgi çekici yanlarından biri. Onun kişisel yaşam öyküsüyle kuramlarının nasıl iç içe geçtiğini görmek, psikanalizi yalnızca bir düşünce sistemi değil, aynı zamanda Freud’un yaşam deneyimlerinden beslenen bir serüven olarak okumayı mümkün kılıyor. Freud sonrası dönemde Jung, Adler, Klein, Winnicott ve Lacan gibi isimlerin psikanalize kattıkları yenilikler inceleniyor. Özellikle psikanalizin yalnızca bireysel terapi yöntemi olarak değil, kültür, sanat, edebiyat ve toplumsal yaşamla kesişen bir düşünce alanı olduğuna dikkat çekiliyor. Kitap, psikanalizin yalnızca Freud’un bıraktığı mirastan ibaret olmadığını, farklı analistlerin katkılarıyla sürekli dönüşen, tartışılan ve yeniden şekillenen bir alan olduğunu gösteriyor. Psikanalizin tarihine bakmak, aynı zamanda kuram içindeki çatışmalara da bakmaktır. Ego psikolojisi, nesne ilişkileri kuramı, yapısalcı ve post-yapısalcı yaklaşımlar arasındaki gerilimler, kitabın dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturuyor. Bu tartışmalar, psikanalizin statik değil, dinamik ve canlı bir düşünce alanı olduğunu hissettiriyor. Kitap, yoğun tarihsel bilgiyi kuru bir kronolojiye dönüştürmeden, oldukça akıcı bir dille sunuyor. Bu yönüyle hem psikanaliz öğrencileri hem de bu alana meraklı okurlar için değerli bir kaynak niteliğinde.
Psikoloji
Psikanalizin TarihiRoger Perron · Dost Kitabevi · 201733 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2025 192. kitabı
MS II. yüzyılın sonları ile III. yüzyılın başlarında yaşadığı tahmin edilen Sextus Empiricus tarafından yazıldığı kabul edilen çok önemli bir eser. Empiricus’un yaşamıyla ilgili bilgiler çok zayıf olmakla birlikte genellikle Yunanlı olduğu kabul edilir ancak metinlerindeki bazı ifadeleri dönemin egemen devleti olan Roma İmparatorluğu’nun vatandaşı olduğuna işaret olarak yorumlanabilir. Nerde doğduğu ve öldüğü de bilinmeyen filozof hakkında yaygın kanaat yaşamının belli dönemlerinde Atina, Roma ve İskenderiye’de bulunduğu yönündedir. Felsefe tarihinde hem filozof, hem fizikçi, yazar ve hekim kimliğiyle tanınır. Tıp eserleri kayıp olan Sextus Empiricus’un günümüze ulaşan üç felsefe eserinden en önemlisi Pyrrhonculuğun Esasları’dır. Pyrrhon veya Firon MÖ 365-275 yılları arasında yaşamış olan kuşkuculuğun kurucusu ünlü Yunan düşünürdür. Pyrrhoncu düşüncenin takipçisi olan filozof bu eserin; *birinci kitabında Dogmatiklerin görüşlerini kuşkucu yöntemlerle tek tek çürütmeye çalışmış, *ikinci kitabın tamamını mantık ve ölçüler konusuna, *üçüncü kitabın bir kısmını teolojiyi de içerecek ölçüde fiziğe, bir kısmını da etiğe ayırmıştır. Bilimsel düşüncenin temelinde yer alan ve daha sonra Descartes, Davit Hume gibi filozofların düşüncelerinin temelini oluşturan Kuşkuculuk fikrinin şüphesiz başka temsilcileri olmakla birlikte en çok bilinen kişi Sexstus Empiricus’tur. Bilgimizi tekrar gözden geçirmek, doğru bilginin mümkün olup olmadığını düşünmek ve neyi bilebileceğimizin sınırlarını kavramak için iyi bir eser.
Pyrrhonculuğun EsaslarıSextus Empiricus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201987 okunma