Dalında kurumuş bir meyvenin özünde saklıyım ben. Dalından ha düştü ha düşecek. Koskoca bir yazı olgunlaşmanın zorluğuyla yaşamış, üzerine bardaktan boşalırcasına yağmurlar yağmış, yağan yağmurların üstüne de bozkırı yakıp kavuran kuraklıklarda kalmış... O baharla gelen mis çiçek kokularının ardındaki başlangıçla, kurumakla yere düşüp çürümek arasında bir sona merakla bakan dalında unutulmuş bir meyveyim ben...
Yürüdüğüm bütün yollar benim. O yollardan ben geçtim. O yolları ben seçtim. Ayak izlerim karıştı her bir metresine. Kimi zaman bir dağın eteğinde, kimi zaman bozkırın çöllerinde, kimi zaman yemşeşil bir ormanın içinde...