Irklar da Allah'ın, fertler gibi yarattığı vâkıalardan biri... İnkâr edilemez. Irkları, müslümanlığa olan alâka ve hizmetleri bakımından mümtazlaştırabiliriz.
İslâmiyet korkusundan bir zamanlar ödü patlayan Batı'nın (Rönesans)tan bilhassa 19. asırdan sonra içimizde ürettiği inkâr nesilleri, kendi kendimizden ve kendi aslımızdan nefret ajanlarıdır. Batı'nın duyduğu dehşet, içimizde bellibaşlı metodlarla kendi kendimizden nefret ajanlarını doğurdu. O korktu, bizimkiler iğrendi. O korku bizi kendi kendimizden iğrendirmenin yolunu buldu, neticede bizden korkan o, kendimizden tiksinen de biz olduk.
Hakikat tektir, değişmez ve tecezzi kabûl etmez. O halde işte hüner burada... Dinin akla dur dediği yerde akıl duracak, koş dediği yerde koşacak... Ham softa bunu, aklın büsbütün yok olduğu mânâsına almıştır ele; ve onun için harap etmiştir imanı...