Pınar

"Hepimiz kendi çemberimizde yalnız mıyız?" diye sordu Hewet. "Tamamıyla yalnız," dedi Hirst. "Dışarı çıkmaya çabalıyorsun ama çıkamıyorsun. Çıkmaya çabalarken her şeyi karmakarışık ediyorsun sadece."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ağlama filbaz" dedi padişah. "Dua et." Mahcup olan Cihan omuzlarını dikleştirdi. "Askerlerimize duacıyım." "Hepsi için dua et. Onlara da, bize de. Ayrı gayrı kaldı mı?" Kırk altı yıllık hükümdarlığı boyunca dur durak bilmeden cepheden cepheye koşan; en parlak veziri ve belki de tek dostu olan İbrahim'in ölüm emrini veren; en büyük oğlunun boğulmasını seyreden; bir diğer oğlunun üzüntüden ölmesine sebep olan, üçüncü bir oğlunun da uzaklarda, İran'da öldürülmesini tertipleyen; Osmanlı padişahlarının en kudretlisi ve en az anlaşılanı; sevdiklerine ve sevenlerine iyilik kadar kötülük eden bu adam; şimdi, hindiba ve ölüm kaplı bir çayırlığın ortasında durmuş, kalenin içindeki düşman eriyle dışındaki Osmanlı eri arasında bir fark olmadığını söylüyordu. Cihan'ı yıllarca çözemeyeceği bir bilmeceyle baş başa bı- rakarak...
Sayfa 283·Kitabı okudu
Ustama demedim ki Mihrimah Sultan Camii'nin yapısı bana onunla tanıştığım günü hatırlatmakta. Hani henüz arılardan kaçan bir kız çocuğu olduğu demleri. Yedi incili bir kolye vardı o gün boynunda. Giydiği elbise ve yüzünü örten tül misali, açık renkliydi mermer ve granit. Dört büyük ağırlık kulesi üzerinde yükseliyordu kubbe. Bahçede dört can idik biz de: prenses, Hesna Hatun, ben ve Çota. Ve tek minaresi yüksek, ince ve zarifti, tıpkı onun gibi. Mihrimah Sultan Camii bol pencereliydi; hem kubbe hem mekân gani gani güneş alıyordu, saçlarından yansıyan ışıklar gibi.
Neden yaralanmış olan, hâlâ kan kaybediyor olan kişi bir de affetmenin yüküyle sorumlu olsundu ki?
Sayfa 236·Kitabı okudu
Bütün resimler mağara resmidir; içimizdeki basık, karanlık duvarlara yapılmış resimlerdir her biri, görkemin yansımasıdır. Duvarları resimlendirilmiş bir klise, İsa'nın dövmeli bedenidir; dinle sınırlı değil, sevgiden doğduğu için sınırsızdır. Tüm görünmez zorunlulukların, inancın ve iyimserliğin, mizahın ve eli açıklığın kısa ismi olan sevgi, yani insanlığın en yüce özelliği, sanat aracılığıyla görünür kılınır. Dünyaya çıplak geldim, ama fırça darbeleri üstümü örter, dil beni büyütür, müzik ritmimi belirler.
Sanat