“koşmam gerek
yetişmem gerek yazgıma
tutmam gerek, sormam gerek, bilmem gerek
esenlemem, kargışlamam, irkitmem gerek
niçin
niçin, niçin, niçin”
Instagram.com/_kitaphuydurbiz...
Bir tarih öğretmeninin 17 Haziran 1986 yılında yaşadığı derin bir aile travmasını ve çocukluk yaralarını konu alan güzel bir eser. Alex Schulman, çocuklukta alınan psikolojik yaraların, anne-baba çocuk ilişkilerindeki sevgisizliğin ve sessizliğin ilerideki yaşamı nasıl şekillendirdiğini, geçmiş ve bugün arasındaki hesaplaşmayı melankolik bir dille anlatıyor.
Eser her ebeveynin çocuk sahibi olmaması gerektiğini gözler önüne seriyor, bu yönüyle aslında ebeveyn-çocuk ilişkisine bir eleştiridir.Yazarın kurgusunda ebeveyn-çocuk ilişkisindeki en büyük trajedi genelde fiziksel şiddet değil, duygusal yokluktur. Çocukların anne babalarının dünyasında fark edilmek, onaylanmak ve güvende hissetmek için verdikleri sessiz çaba eleştiriliyor. Bu yönüyle baya dikkat çekici.
Yazarın kendine has uslubu, bizleri aslında çok da yabancı olmadığımız tanıdık bir hüzünle sarmalayan bu hikayesi kendine doğru çekiyor. Beğenerek ve hüzünlenerek okuduğum bu eseri meraklılarına tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar.
17 Haziran