Yaşam, görkemli bir sel gibi kabarıyordu içinde. Mutlu, doymuş, şahlanmış bir yaşam. Ona öyle geliyordu ki, bu coşup taşan yaşam onu kendinden geçirecek, parçalayıp dışarı çıkacak ve cömertçe bütün dünyaya boşalacaktı.
"İlkel yaşamda, çok, çok eskilerde atalarının yaşamında merhametin yeri yoktu. Merhamet yanlış anlaşılır, korku sanılırdı; böyle bir yanlış anlama ise bu düzende ölüm demekti"
"Biraz şikayet edecek olursam diyordu yüreği , bu yalnızca benim bir insan yüreği olmamdandır ve insan yürekleri böyle olur. Ulaşmaya layık olmadıklarını ya da ulaşamayacaklarını sandıkları için en büyük düşlerini gerçekleştirmekten korkarlar. Dirilmemek üzere sona ermiş aşklar , olağanüstü olabilecek , ama olamayan anlar , keşfedilmesi gereken ama sonsuza kadar kumların altında kalan hazineler daha aklımıza gelir gelmez bizler , yürekler hemen ölürüz. Çünkü böyle bir durumla karşılaşınca ölümcül acılar çekeriz."