Ben zannediyordum ki, ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile çekmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir... Anlıyorum ki, değilmiş... yollar görünmez kayalarla doluymuş... Onlara çarpmamak lâzımmış... Daha fenası gizli akıntılar varmış ki, insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını farkedemezmiş...Ta kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar...
Yaratılışı öyleydi, sadece kavrarsa çalışabilirdi. Ürettiğinin ne olduğunu görmeden, yarattığı etkinin doğru ve güzel olması için şansına ve dehasının yıldızına güvenerek, karanlıkta ve körlemesine çalışamazdı. Yarattığı etkinin şansa bağlı olmasına tahammülü yoktu. Neden ve nasıl olmasını bilmesi gerekiyordu.