Demek sen aşkı, sinüs ve kosinüse çok görüyorsun. Soyut aşk kavramı sende henüz gelişmemiş. Sen ve senin gibiler, ancak beş ile on elmayı toplayabilen basit insanlarsınız. Elle tutulan şeylerle düşünebilir, elle tutulan şeyleri sevebilirsiniz yalnız.
Masama geçip elime yeşil kalemimi aldığımda karşımda yine sen belirdin. Kaşlarından buruşuk yorganıma ince bir kar yağarken beceriksiz dudaklarınla yanağımdan öpüp gülümsedin. Penceremden giren dallar çiçek açarak kuşları, kuşlar da ad vermekten korktuğum yıldızları çağırdı. Artık yazabilirdim. Anlatacak epey öyküm vardı.