Piraye son nefesine kadar bekledi Nazım'ı fakat Nazım sadece kırıldığında geldi Piraye'ye.

Reyhan, bir alıntı ekledi.
26 May 03:25

Sen gittin havalar düzelmedi. Düzelip de ne olacak! İster düzelsin, ister düzelmesin! Sen gittin bir kere..

Piraye'ye Mektuplar, Nazım Hikmet RanPiraye'ye Mektuplar, Nazım Hikmet Ran
Tuğçe, Piraye'ye Mektuplar'ı inceledi.
18 May 23:12 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Nitekim Nazım bir şekilde girdi hayatıma. Pişmanlık mı? İnsan hiç ölümcül bir hastalığa yakalandığına şükreder mi? Eder. Bir şekilde üç adım önden giden, ellerini arkadan kavuşturmuş öğütler veren bir adam düşünün. Öğretmen gibi. Ayaklarıyla çamurda bıraktığı izleri bir düşünün, belki beş adım sonra üzerine basacağınız. O kadar net, o kadar temiz izler ki bunlar o çamurun içinde, o izlerin üzerine basacaksınız. Ki zaten basacaksınız. Hayatı Nazım çizmiş gibi. Başka çareniz yok. Nazım bu kadar net işte. Ayak izlerine basmaktan başka çareniz olmayan bir dev adeta. “Bunları benden öğren.“ diyen tarzda bir dev. Bu bir geçiş evresi gibi. Nazım’la tanıştığınızda geçtiğiniz bir tünel var. İnsan sevmeyi öğreten, umut saçan bir tünel bu. Ve hayır, buna rağmen tünel beyaz değil. Sarmaşıklarla, renklerle ve birden fazla çeşit çiçeklerle dolu bir tünel. Kuşkusuz herkesin, farkında olmadan bir dönem geçtiği bir yer.

Simurg (ϜϓſϞ), bir alıntı ekledi.
17 May 09:38 · Kitabı okudu

Bir şarkı vardır: "Gün batar, kuşlar döner, dönmez bu yolda beklenen!" Ben hep bu şarkıyı söyler oldum.

Piraye'ye Mektuplar, Nazım Hikmet RanPiraye'ye Mektuplar, Nazım Hikmet Ran