Bir şahsiyet olmak isteyen herkes kendi yaşamının anlamını oluşturmak durumundaydı. Oysa kültür robotu olan kişinin yaşamının anlamı, ona hazır giyim gibi veriliyordu.
Farkına vardığın seçimleri uygulamak güç ister, kendini özgürlüğe adamış olmayı ister. Özgürlüğe kavuşmak, hızla gerçekleştirilen bir devrimle değil, basamakları sabırla çıkılan bir evrimle mümkündür.
Farkında olan kişinin gözlemleme bilinci gelişir, gözlemleme bilinci hiç gelişmemiş kişi tam bir kültür robotudur. Gözlemleme bilinci gelişmiş kişi kendi Tanımlama Sistemi'nin dışına çıkabilir, hem kendi hem de diğer insanların olayları tanımlama tarzlarını karşılaştırabilir. İşte bu kişi bir şahsiyet olmuştur.