Salime

Salime
@pkr_salime
CBÜ/İMÖ
16 Mayıs
18 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Mümin kadın: Hayatın hükmünü yalnızca Allah'tan alandır. "Hüküm koyucu olarak Allah yeter." dediği için başka arayışlar içine asla girmez. Hüküm koyma yetkisi sadece Allah'a aittir, diye inandığından; Demokrasinin hayata sunduğu ölçüleri... Modernizmin tavırlara sunduğu ölçüleri... Feminizmin kadınlara sunduğu ölçüleri reddeder; bilir ve inanır ki hükmü, Allah'ın hükmünden daha güzel olan biri yoktur.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Reklam
Modern dünyada dikkate almamız gereken seçenekler artmıştır ve reddettiğimiz seçenekler, tüm albenileriyle bize uzaktan göz kırpmaya devam etmektedir. Aklımız onlarda kaldığı için, seçtiğimiz şeyden sağladığımız doyum azalmaktadır. Seçmediğimiz alternatifleri ve onların muhtemel getirilerini zihnimizden atamadığımız için seçtiğimiz şeyin bize yaşatacağı doyum yerine, seçmediklerimizin özlemiyle hayal kırıklığı hissederiz.
Hayatın her alanında gittikçe daha çok seçim fırsatına sahip olmak, aslında fark ettiğimizden daha çok kaygı yaratıyor. Seçmek zorunda kalmak bazen iradeleri felç ediyor. Bolluk, seçmeye harcanan mesaiyle yakın insan ilişkilerinden çalıyor. Böylece özgürlüğün köleliğine yakalanmış oluyoruz. Aralarında seçim yapabileceğimiz o kadar çok şey var ki, insan olmaya ayırdığımız zaman azalıyor. Seçme şansı çok ama mutluluk az.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Dünya üzerinde beş yüz milyar dolarlık bir hacme ulaşan ilaç endüstrisi gözünü "fethedilmemiş topraklar"a, sağlıklı insana dikmiş durumda. Hastalık kavramı günbegün genişletilerek, sağlıklı insanlar hasta olduklarına ikna ediliyor. Dünün mahcup çocukları, bugün toplumsal endişe bozukluğu tanısıyla ilaç alıyor. Sokaklarda özgürce tepinemediği için kurtlarını evde döken çocukların bir kısmına hiperaktif yaftası yapıştırılıveriyor. Hastalık ticareti, sıradan sıkıntıları tıbbi sorunlara dönüştürüyor.
Sayfa 61·Kitabı okudu
Oysa hüzün insan hayatının olmazsa olmaz bir parçası. Kadim dini geleneklerde hüzne olumlu bir anlam atfedilmesi, onun insanı zenginleştiren bir tecrübe olarak sayılması modern zamanlarla birlikte terk ediliyor. Modern zamanlar hayatımızdan hüznü, acıyı ve ağrıyı uzaklaştırmak istiyor. Elbette ölümü de. Izdıraba tahammül Budizm'den İslam'a dek pek çok gelenekte kişinin ruhsal gelişimi için hayati önemi haiz bir meziyet olarak görülürken günümüz toplumunda böylesi bir durum ancak marazi olarak görülebilir. Hüzün bütün kadim geleneklerde bize kendi sorumluluğumuzu, ölümlülüğümüzü hatırlattığı için değerlidir. Bu dünyanın gelip geçici bir yer olduğu fikri, dünyayı bir türlü yurt edinemeyen ruhlarda hüzne yol açar. Gurbette, sürgünde olan ruhların hüzündür bu.
Sayfa 99·Kitabı okudu
Reklam