100 Her Zihnin Ölmeden Önce Keşfetmesi Gereken Entelektüel Araştırmalar: 1. Temel felsefeyi çalış 2. Resmi mantığı öğren 3. Antik Yunan tarihini çalış 4. Tüm Shakespeare oyunlarını oku 5. Temel ekonomiyi öğren 6. Dünya tarihini çalış 7. Darwin'in Evrim teorisini oku 8. Roma İmparatorluğu'nu çalış 9. Temel astronomiyi öğren 10. Platon'un Devlet'ini oku 11. Fransız Devrimi'ni çalış 12. Temel psikolojiyi öğren 13. Freud'un ana eserlerini oku 14. 1. Dünya Savaşı'nı çalış 15. 2. Dünya Savaşı'nı çalış 16. Temel matematiği öğren 17. İnsan beynini çalış 18. Marx'ın Komünist Manifesto'sunu oku 19. Temel kodlamayı öğren 20. İklim değişikliği bilimini çalış 21. Newton'un Principia'sını oku 22. Rönesans dönemini çalış 23. Temel kimyayı öğren
İLGİ DUYDUĞUNUZ ALANA GÖRE ÖNERİLER.
İlgili Alanlar: Psikoloji, mitoloji, botanik, felsefe, dil ve kökenleri, müzik, sanat tarihi, gastronomi, edebiyat. 1. PSİKOLOJİ 📚 Kitap İnsanın Anlam Arayışı – Viktor E. Frankl (Toplama kampı deneyimlerinden doğan, varoluşçu psikoterapinin temel taşı.) Hafifçe Bir Silkinsek? – Engin Geçtan (Türkiye’nin en değerli psikiyatristlerinden, insan ilişkileri ve çağın getirdiği yabancılaşma üzerine.) Düşünme, Hızlı ve Yavaş – Daniel Kahneman (Zihnimizin kararları nasıl aldığını ve bilişsel yanılsamaları anlatan Nobel ödüllü başyapıt.) 🎬 Film Shutter Island (Zindan Adası) – Yön: Martin Scorsese (Algı, travma ve savunma mekanizmaları üzerine kusursuz bir psikolojik gerilim.) Memento (Akıl Defteri) – Yön: Christopher Nolan (Anterograd amnezi [yakın hafıza kaybı] ve kimlik inşasını ters kronolojiyle işleyen bir yapıt.) Persona – Yön: Ingmar Bergman (İnsan ruhunun maskelerini [persona] ve kimlik çözülmesini anlatan sinema klasiği.) 🎙️ Podcast Merdiven Altı Terapi – Deniz Dülgeroğlu Anlam Arayışı – Umut Ateş Hidden Brain – Shankar Vedantam (NPR) (İngilizce; insan davranışlarının arkasındaki bilinçaltı kalıpları inceliyor.) 📄 Makale / Akademik Eser
Reklam
Yeni Bir “Dünya Okulu” Mümkün Mü?
🌏 Mevcut eğitim sistemleri bireysel farklılıkları göz ardı eden, insan doğasına uyum sağlamakta zorlanan, tek tip ve zorlayıcı yapılar olarak küresel ölçekte hâkim durumdadır. Oysa yapay zekâ, sanal gerçeklik ve açık kaynaklı eğitim platformları sayesinde kişiselleştirilmiş öğrenme sistemleri artık küresel ölçekte erişilebilir hale gelmektedir. “Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol, ya da ilmi destekleyen ol. Beşincisi olma, helâk olursun!” Hz. Muhammed (Taberânî, Beyhakî) Dünya Bir Okul Olsaydı… Hayal edin; dünya kocaman bir okul… Bu okulda insanlar, hayvanlar, ağaçlar, taşlar, yıldızlar… Kısacası; her şey bir rol üstlenmiş. Kimileri öğretiyor, kimileri öğreniyor, kimileri sadece dinliyor ya da destekliyor. Ama bir gerçek var: Beşinci bir şık yok… Ya bu büyük okulun içinde bir yeriniz vardır ya da sistemin tamamen dışında kalacaksınız. İşin doğrusu, özü aynı olan her canlı ya da cansız varlık, dünyanın neresinde olursa olsun, bütünün bir parçası olarak işlevini yerine getirir. Ancak burada en önemli husus söz konusu varlığın doğal ortamından koparılmadan bu işlevi sürdürebilmesidir. Zira bir varlık doğal bağlamından koparıldığında, artık o varlık olmaktan çıkar, başka bir şeye dönüşür. Dolayısıyla etkisi de tepkisi de değişir. __Bugün bağlamından kopar(t)ılmış varlıklarla dolu bir dünyada yaşıyoruz maalesef. Bu nedenledir ki bugün dünya bir türlü dikiş tutmuyor. Eğitim bunu düzeltmek için hem bir alternatif, hem de potansiyel bir engeldir. Bunun farkında olan küresel güçler eğitimin ipini elinden bırakmıyor bir türlü. Pandemi bunun son global eğitim-yönetim provası oldu. İşte bizim de dikkat çekmek istediğimiz temel sorun burada! Şayet yukarıda sınırları çizilen bir dünya okulu kurulabilirse, insanlık yeniden aslına rücu eder ve işler de
Makale|Yazı
Güzel söz edelim dua alalım 1000k
Çok sevecek birini demiyorum, güzel sevecek birini diyorum. Arada fark var. Bir yemeği birçok aşçı yapar. Ancak biri aralarında muhakkak en güzelini yapar." Sen On Yedi Yaşımsın Miraç Çağrı Aktaş Zehican ZehicanZehican Mübarek Vakıa suresi buyuruyor O, alçaltıcıdır, yükselticidir o halde şu Rahman ve Rahimin adıyla yaratılan Alemi yaratandan ötürü sevmeye çalışalım eğer seversek o sevgi sayesinde inşa edebiliriz Yaşıyordum ama yine de ölü gibi hissediyorum. The Risk S. T. Abby Gökçe GökçeGökçe İnsan ancak ölçü ve denge ile Yaşamın tadına varabilir Ölçülü ol ölçüsüz infak ve israf etme Ölçülü olmak istikameti bilmek demektir Benim Rose’ um karanlıkta açan bir çiçekti. Yapmak istediğim tek şey, onun yanında büyümekti. Tırpan ve Serçe Brynne Weaver Gökçe GökçeGökçe Her insanın büyütmek istediği bir çiçeği vardır o çiçekle birlikte sende büyürsün birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş.
1000Kitap
Birbirimize dua edelim 1000k
Yorumlarınızı beklerim Doğruluğun en iyi kurulmuş bir devlette bulunacağını düşündüğümüz için elimizden geldiğince iyi bir devlet kurduk. Ümit ÜmitÜmit Devlet Platon (Eflatun) Belki devletle insan arasındaki uyuşmazlıkları karşılaştırır, birbirlerine sürtersek bundan doğruluk kıvılcımı çıkar. Birbirine sürtünen iki odundan ateşin çıkması gibi... Ümit ÜmitÜmit Devlet Platon (Eflatun) Doğruluk bütün açıklığıyla ortaya çıktı mı, onu artık içimizde sağlam temellere oturturuz. En doğrusu da bu. Ümit ÜmitÜmit Devlet Platon (Eflatun) İçimde bir yangın var sönmüyor alev alev de yanmıyor. Alaz AlazAlaz Karşımdasın. Elimi uzatıp dokunabiliyorum sana. Ne büyük mutluluk bu...Gördüğüm en güzel şeysin. Senden öte tanımladığım başka hiçbir şey yok... Aşk Bize Yakıştı Mehmet Coşkundeniz Atlas AşiyanAşiyan
1000Kitap
İslam’ın Altın Çağı’ndaki Çeviri Hareketi, tarihin gördüğü en planlı, en yüksek bütçeli ve kurumsallaşmış entelektüel projelerinden biridir. Bu süreç, sadece kütüphanelerde bireysel olarak çalışan hevesli insanların çabası değil; arkasında devasa bir devlet bürokrasisinin, istihbarat ağlarının ve muazzam bir sermayenin olduğu küresel bir operasyondu. Çeviri hareketi, 8. yüzyılda Abbasi halifesi el-Mansur döneminde başlamış, Harun el-Reşid ile büyümüş ve 9. yüzyılda halife el-Me'mun döneminde zirve noktasına ulaşmıştır. Sürecin kalbinde, Bağdat'ta kurulan Beytü’l-Hikme (Bilgelik Evi) yer alıyordu. Bu kurum sıradan bir kütüphane olmanın ötesinde; kitapların depolandığı, kopyalandığı, haritaların üretildiği ve profesyonel mütercimlerin maaşlı olarak istihdam edildiği çok işlevli bir akademi gibi çalışıyordu. İşleyişin en sıra dışı yanı, metinlerin elde edilme yöntemiydi. Halifeler, Bizans İmparatorluğu'na, Roma'ya, Kıbrıs'a ve çevre ülkelere sadece nadir el yazmalarını toplamakla görevli özel heyetler ve elçiler gönderiyorlardı. Hatta bazen askeri zaferlerin ardından yapılan anlaşmalarda bile altın yerine nadir bilimsel kitapların talep edildiği oluyordu. Araştırma heyetleri bazen Hristiyanlığın gelişiyle kapatılmış ve terk edilmiş antik tapınaklardaki mahzenlerde böceklerin kemirdiği çuvallar dolusu eski Grekçe metni bulup Bağdat'a getiriyordu. Metodoloji açısından zamanla büyük bir evrim yaşandı. İlk başlarda kullanılan yöntem, Yunanca metindeki her kelimenin altına doğrudan Arapça karşılığını yazma şeklindeydi. Ancak bu kelime kelimesine çeviri yöntemi, cümle yapıları uymadığı için metinleri neredeyse anlaşılmaz kılıyordu. Daha sonra Nesturi bir Hristiyan olan Huneyn bin İshak bu işi kurumsallaştırdı ve "anlam odaklı" çeviri metodunu mükemmelleştirdi. Mütercimler önce
1000Kitap
Reklam
Reklam