Francis Bacon’ın "Yeni Atlantis" (New Atlantis) eseri, hem felsefe tarihi hem de bilim kurgu/ütopya edebiyatı için tam bir dönüm noktasıdır. Kitabın adı zaten doğrudan Platon’a (Eflatun) bir naziredir. Platon, Timaios ve Kritias diyaloglarında Atlantis adında, lüks ve kibir yüzünden tanrılar tarafından cezalandırılıp sulara gömülen muazzam bir uygarlıktan bahseder.
Bacon bu esere "Yeni Atlantis" diyerek Platon’a şu mesajı gönderir:
"Senin Atlantis’in gücünü, zenginliğini ve bilgisini kibre, savaşa ve sömürgeciliğe alet ettiği için helak oldu. Benim 'Yeni Atlantis'im ise bilgiyi Allah korkusuyla ve insanlığın hizmetinde kullandığı için ayakta kalacak."
***
Roman, Peru’dan yola çıkan bir geminin Pasifik Okyanusu’nda kaybolmasıyla başlar. Azıkları tükenen, hastalıktan kırılan ve ölümün eşiğine gelen mürettebat, kendilerini haritalarda hiç görünmeyen gizemli bir adanın açıklarında bulur.
Gemicilerin ulaştığı adanın adı Bensalem’dir. Bu isim rastgele seçilmemiş, İbranice iki kelimenin birleşiminden oluşturulmuştur: Ben: "Oğul" anlamına gelir. Salem (Şalem/Selam): "Barış" veya "Kudüs" (Yeruşalim) anlamına gelir. Yani Bensalem, kelime anlamıyla "Barışın Oğlu" veya "Yeni Kudüs" demektir.
***
Gemiciler adaya yanaşmak istediklerinde, diğer klasik ütopyaların aksine vahşi bir dirençle karşılaşmazlar. Aksine, son derece organize, temiz, dindar ve yardımsever bir halkla karşılaşırlar. Kendilerine hemen ilaç, yiyecek ve kalacak yer (Yabancılar Evi) sağlanır.
Bacon burada okuyucuya ilk mesajını verir: İdeal bir toplum, yabancıya korkuyla değil, kurumsallaşmış bir merhamet ve düzenle yaklaşır.
***
Adanın kalbinde olan bilim merkezine Süleyman Evi (Solomon's House) denir. Kitapta adanın eski krallarından Solamona’nın bu merkezi kurduğu ve buraya İsrail Kralı Hz.
Yeni AtlantisFrancis Bacon · Maya Kitap · 20243,403 okunma
Platon Devlet adlı eserine doğruluk kavramını irdeleyerek başlar. Doğruluk sofistlerin iddia ettiği gibi “güçlüye göre şekillenen” değil; doğal olan, adalet ve ahlakın temellerinden biridir. Devletin nasıl ortaya çıktığına ilişkin fikirler, devletin nitelikleri ve devletin ideal özelliklerini sıralar. İyi askerlerin gereği, askerlerin iyi eğitimi elzemdir. Zira toplum sınıflara ayrılacaktır ve yöneticiler askerlerden çıkacaktır. Yanlış ve kötülük bilgi eksikliğinden gelir. İnsan bildiği ölçüde doğrudur. Askerler hakikati bilmelidir, böylelikle toplum doğru yönetilir.
Platon’a göre devlet bir organizmadır. Bir makro insandır. Toplumu oluşturan insanların birbirine ihtiyaç duyması, iş birliğidir. Hayatta kalmak için bir araya gelme eğilimi vardır. Platon insanın belli kısımlardan oluşması gibi, toplumu da kısımlara ayırır. İnsanın ruhundaki üç ayrı bölüm, devletteki üç sınıfa karşılık gelir. Ruhun arzu-istek yönü işçiler sınıfına, öfke yönü askerler sınıfına ve akıl yönü de yönetim sınıfına denk gelir. Ruh bölümlerinin birbirlerinden üstün olması gibi toplum bölümleri de birbirinden üstündür.
Siyaset ve devlet yönetimi ilgi alanınız ise ozellikle okumanızı tavsiye ederim.
DevletPlaton (Eflatun) · Ema Kitap Yayınları · 201732,9bin okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Platon, yüzyıllar öncesinden kurduğu o ideal düzen tasviriyle aslında gücün, adaletin ve insan doğasının sınırlarını tartışmaya açıyor. Mağara Alogorisi'yle zihnimizde açtığı o felsefi gedik, bugün bile etrafımızı saran illüzyonları ve "bize sunulan gerçekleri" ne kadar kolay kabullendiğimizi sorgulatıyor.
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,9bin okunma
Platon için devlet, bireyin mutluluğunu ve ahlaki mükemmelliğini destekleyen bir araçtır. Mutluluk, dışsal zenginlikte değil, ruhun kendi içindeki dengesinde ve adaletin tesis
edilmesinde yatar.
Bazı kitaplar her on yılda bir okunması gerekir. Bence "Devlet" kitabıda bu kitaplardan biridir. Kişisel ve toplumsal ahlakın önemine değinmesi, devleti yönetenlerin ve yönetmeye aday olacakların tarifleri 2500 yıl kadarcık bir zaman içinde nasıl aynı kalabiliş hayret verici bir durum... Felsefecilerin ahlak ve adaletin temsilcisi olarak görmesi ve devletleri mutlaka felsefecilerin yönetmesi gerektiği kanısı çok enteresan bir bakış açısı geldi. Toplumlar çin inanların iyi eğitilmesine 2400 yıl önce bu kadar önem verilmesi insanlık adına mutlu edici ama gelişim adına düşündürücü...
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,9bin okunma
Bu eser Julius Caesar'ın öldürüldüğü bir dönemde yazılmış. Roma'da kargaşanın hakim olduğu bir süreçte Cicero, Dostluk Üzerine öğütlerde bulunur. Bu eseri Platon'un tarzında yazmıştır. Kendi ağzından değilde Roma’nın saygın devlet adamlarından Gaius Laelius üzerinden anlatır. Laelius, yakın dostu Scipio Aemilianus’un ölümünden sonra dostluğun anlamı üzerine konuşur.
Cicero’nun dostluk anlayışının merkezinde erdem (virtus) vardır. Ona göre gerçek dostluk çıkar, haz veya fayda üzerine kurulamaz. Cicero açıkça faydacı ilişki biçimlerini dostluk kategorisinin dışına iter. Gerçek dostluk koşullara bağlı değildir.
Cicero'nun Batı dünyasını derinden etkileyen düşüncesi vardır. Dost ikinci bir benliktir, dostlukta sen ve ben ayrımı yoktur. Dostlar aynı ahlaki duyguları paylaşır.