Dostluk Üzerine

Marcus Tullius Cicero
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·128 syf.·
2021 78. kitabı
Kitap, karşılıklı diyalog şeklinde yazılmış. Dili yalın ve akıcı. Okudukça düşüneceğiniz ve bolca not alacağınız bir kitap. Cicero'ya göre hakiki dostluk, sevginin en saf halini içerir ve yaşatır. Böyle bir dostluk, Laelius ile Scipio'nun dostluğunda vücut bulmuştur, çünkü bu dostluk, dostluktan beklenen asıl işlevi yerine getirmiş, iki ruhu birbirine birleştirip tek bir ruh oluşturmuş, başka deyişle yekvücut kılmıştır. Dostluklarına hayran olduğu Gaius Laelius ile Publius Scipio'yu örnek alıp, aklındaki "dostluk üzerine" olan görüşlerini Laelius'u konuşturarak, diyalog tarzında biz okurlarına ulaştırmış. "O halde eleştirmek ve eleştirilmek, eleştirirken açık sözlü olmak, kırıcı olmamak, eleştirilirken de sabırla dinlemek, itiraz etmemek hakiki dostluğa ne kadar uygun tavırlarsa, dostluklara en bela tavrın da dalkavukluk, yağcılık, baş sallamacılık olduğunu bilmeliyiz; her şeyi bizim gönlümüze göre konuşan, ama asla doğruyu söylemeyen, güvenilmez, samimiyetsiz insanlara has bu kötülüğü siz daha böyle nice sıfatla ifade edebilirsiniz. İkiyüzlülük her halükârda gayri ahlakidir, (çünkü doğru yargıda bulunma imkânımızı elimizden alır ve doğruyu bulandırır), hele dostlukla hiç bağdaşmaz; çünkü samimiyeti yok eder ve samimiyet yok oldu mu, dostluk kelimesinin de bir anlamı kalmaz." Yani, dostumuzu eleştirmeli ve onu sabırla dinlemeliyiz. Cicero'ya göre, dostumuz bize yanlışlarımızı söylemeli ve gerekirse eleştirmeli. Fakat, kırıcı olmamalı ve bizim duymak istediğimizi değil; doğru olan ve bizim için hayırlı olanı söylemeli. Asla, kırıcı olmanalı. Fakat, kırıcı olmayacağım diye de; gerçekleri söylemekten çekinmemeli.
Felsefe
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Alfa Yayınları · 20173,394 okunma
7/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
Denemeleriyle sık karşılaştığımız Cicero MÖ 106 ve MÖ 43 yılları arasında yaşamış Romalı büyük devlet adamı ve bir düşünürdür. Gençliğinde hukuk eğitimi alan Cicero bunu felsefe eğitimiyle taçlandırmıştır. Yaşamı boyunca devlet içinde çeşitli görevler yapmıştır. Roma, toplum düzeni ve devlet ile ilgili konuşmalarıyla her çağın insanını etkilemeyi başarmıştır. Hatta halk önünde sergilediği üstün hitabeti ile “vatanın babası” (Pater Patriare) ünvanı almıştır. Büyük düşünür Dostluk Üzerine adlı kitabı Platon’dan esinlenerek diyalog şeklinde yazmıştır. Bu diyalogların başkonuşmacısı Gaius Laelius, Quintus Mucius Scaevola ile Gaius Fannius’un isteği üzerine “Dost ve Dostluk” konularını anlatmaktadır. Sohbet şeklinde devam eden eser, kısa ama bir o kadar anlamlı. Cümleleri o kadar etkileyici ve güzel ki alıntı yapmak istediğimizde sayfanın tamamını almamız gerekebilir. Peki neden deneme türünde yazmış bu kitabı? Deneme, yazarın belli bir konuya ilişkin kişisel duygu ve düşüncelerini anlattığı metinlere denir. Cicero düşüncelerinin tamamını kurgudan uzak en iyi bu şekilde aktaracağını düşünmüş olsa gerek, bu türde birçok kitap yazmıştır. Cicero kitapta dostluğun neredeyse her noktasına değinmiş diyebiliriz. Eskiden dost olduğunuz daha sonra görüşmedikleriniz, dost zannedip aslında dost olmadıklarınız, iş hayatında dostluk, yaşılıkta dostluk, yeni dostluklar... Bunun yanında dostumuzu seçerken nelere dikkat etmeliyiz, kendimizden neler vermeliyiz, karşımızdan neler beklemeliyiz gibi soruların cevabını da bu kitapta bulmak mümkün. Biraz Cicero’nun bu öğütlerinden bahsetmek istiyorum. Mesela iyi bir dostluğun yalnızca iyi insanların arasından çıkmasının mümkün olabileceğinden (s.37),aslında dostluk sandığımız bazı ilişkilerin ihtiyaç veya muhtaçlık ilişkisi üzerinden
Felsefe
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Alfa Yayınları · 20173,394 okunma
8/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2000 2. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2000 00:00
Laelius'a göre insanlar ruhlarındaki saf iyiliği, yani erdemi yitirdiklerinde ve böyle bir erdemin gerektirdiklerini en iyi şekilde karşılayacak olan dostluğu bir kenara attıklarında, yanlışlıklar zinciri işte böyle örülmeye başlanır ve bu zincir toplumun her kesiminin elini ayağını sımsıkı bağlayarak onu doğru düşünemez ve davranamaz hale getirir; bunun sonucunda oluşacak deprem, her şeyi ve herkesi bir anda yok edecek kadar büyük olur.
İlişkiler
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Alfa Yayınları · 20173,394 okunma
Cicero - Laelius de Amicitia
Puan vermedi·108 syf.··
2026 42. kitabı
Bu eser Julius Caesar'ın öldürüldüğü bir dönemde yazılmış. Roma'da kargaşanın hakim olduğu bir süreçte Cicero, Dostluk Üzerine öğütlerde bulunur. Bu eseri Platon'un tarzında yazmıştır. Kendi ağzından değilde Roma’nın saygın devlet adamlarından Gaius Laelius üzerinden anlatır. Laelius, yakın dostu Scipio Aemilianus’un ölümünden sonra dostluğun anlamı üzerine konuşur. Cicero’nun dostluk anlayışının merkezinde erdem (virtus) vardır. Ona göre gerçek dostluk çıkar, haz veya fayda üzerine kurulamaz. Cicero açıkça faydacı ilişki biçimlerini dostluk kategorisinin dışına iter. Gerçek dostluk koşullara bağlı değildir. Cicero'nun Batı dünyasını derinden etkileyen düşüncesi vardır. Dost ikinci bir benliktir, dostlukta sen ve ben ayrımı yoktur. Dostlar aynı ahlaki duyguları paylaşır.
Alıntı
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Alfa Yayınları · 20173,394 okunma
6/10
·108 syf.··
2020 4. kitabı
Sokrates'in Savunması'nı anımsatan bir kitap ama bir Sokrates'in Savunması değil tabii. Dostluk Üzerine sağlam aforizmaların olduğu ve insanı dostluk ilişkilerini gözden geçirmeye götüren bir kitap. Dostluk Üzerine'nin yapmış olduğu dost tanımına göre benim gerçek bir dostum yok, bu kitabı okuyan kimsenin de gerçek dostları olacağını sanmıyorum. Hep söylerim; dostluk üzerine söylenecek çok şey olabilir ya da yaşanacak pek çok şey.
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Alfa Yayınları · 20173,394 okunma
Amicitia / Dostluk
9/10
·108 syf.··
2024 24. kitabı
Marcus Tullius Cicero tezim için duygu tanımı yapmaya çalışırken karşıma çıktı. Erdemlilik ve dostluk kavramlarını ele alışını anlamak üzere bu kitabını okuyayım derken kendimi buldum içinde. Dostluk (amicitia) kelimesinin sevmek (amare) fiilinden gelişini, sevginin tanımını be kimlerin dost olduğunu kimlere ise bu tabirin kullanılamayacağını - anlatıcı olarak karakterize ettiği arkadaşı Laerius’u da onore ederek - kendi hayatından örneklerle anlatmış. “Biri göğe çıkıp da şu âlemin düzenini, yıldızların güzelliğini seyre dalsa, o muhteşem manzara ona çok yavan gelirdi. Oysa tarif edebileceği birisi olmuş olsaydı yanında, o manzara hayatında gördüğü en güzel şey olurdu. Demek doğa yalnızlığı hiç sevmiyor, daima sırtını yaslayacağı bir dayanak arıyor. Hele canciğer bir dostsa bu dayanak, ne hoş olur!” Alfa yayınlarından çıkan Çiğdem Dürüşken çevirisi de harika!
Felsefe
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Alfa Yayınları · 20173,394 okunma
10/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
Bu eser ahlak felsefesinin önemli kavramlarından birisi olan dostluğun Romalı bir bakış açısıyla değerlendirilmesidir. De Amicitia, Cicero’nun ömürlük dostu Titus Pomponius Atticus’a adanmıştır. Bu kavram Laelius’un Scipio ile dostluğu üzerinden bir sohbet havasında aktarılır. Konuşmacılar devlet adamı Laelius ve 2 damadıdır. Cicero bu kavramı fikir ve eylem yoldaşlığı yönü ile ele alır. Dost böyle olmalıdır diye tanımlar adeta. Cicero’ya göre insanlar arasındaki sevgi denilen bağ ve bunun sonucunda oluşan ciddiyet-dürüstlük olmaz ise hiçbir iş düzgün yürütülemez, karar alınamaz. Bir nevi hakiki dostluk oluşmalıdır ki bir iş tam anlamıyla yürütülebilsin. Gerek Cicero’nun aldığı hukuk, felsefe, tarih derslerinin oluşturduğu altyapı gerekse görev yaptığı devlet kademelerinden edindiği deneyim onun zihnindeki “dostluk” kavramını şekillendirmiştir. Politik saha ona karar almanın, iş yürütmenin kısaca devlet yönetmenin mükemmele yakın bir şekilde olmasının kaynağının bu hakiki dostluk olduğunu göstermiştir. Bu yüzdendir ondaki dostluk kavramı eylem yoldaşlığıyla, fikri birliktelikle, ortak bir ilerleyişle iç içedir.
Edebiyat
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Alfa Yayınları · 20173,394 okunma
Dostluk olmadan yaşam da olmaz!
9/10
·120 syf.··
2022 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2022 23:02
Dijitalleşme ve sosyal medyanın yaşamlarımızı tüm boyutlarıyla kuşatarak sanal hale dönüştürdüğü bir dünyada gittikçe yalnızlaşıyoruz. O nedenle gerçek sevgiyi, aşkı ve dostlukları bulmamız gün geçtikçe zorlaşıyor. Bir ömür boyu süren dostlukların yerini hızla günü birlik ilişki ve arkadaşlıklar alıyor. Artık kimse kimsenin acısını, kederini ve sevincini duymak ve paylaşmak dahi istemiyor. İnsanlar özenle birbirinden kaçarak sanal dünyanın kollarına sığınıyor ve yalnızca çevresine değil, aynı zamanda kendine de yabancılaşıyor. Böylesi bir dünyada buhranlarımız ve psikolojik rahatsızlıklarımız her geçen günle birlikte artıyor. İçine düştüğümüz bu girdaptan çıkabilmek için “dostluk üzerine” yeniden kafa yormanın yararlı olabileceğini düşünüyorum. • • • Bu yönüyle Romalı devlet adamı, şair, hatip ve filozof Marcus Tullius Cicero’nun “Dostluk Üzerine” kaleme aldığı eserinin çok doyurucu bilgiler içerdiğini söylemeliyim. Dostluğu, Platon’dan esinlenerek diyaloglar şeklinde anlatan Cicero, her şeyden önce “sadece iyi insanlar arasında dostluğun olabileceğini” ifade ediyor. O, dostluğun kurulabilmesi ve yaşatılabilmesinin temelini ise “erdem”de görüyor ve bu konuda şunları ifade ediyor: “Madem en iyi ve en yüce şey mutlu yaşamdır, ona erişmek istiyorsak, erdem için çabalamalıyız, o olmadan ne dostluğa ne de arzulanabilir olan herhangi bir şeye ulaşabiliriz.” Cicero’nun bu yaklaşımıyla, dostluğu tamamen Stoacı* bir bakış açısıyla ortaya koyduğu anlaşılıyor.        • • • “Kendinle konuşur gibi her şeyi konuşmayı göze alabileceğin bir dostun olmasından daha tatlı ne var?” diye soran Cicero, kitabın ilerleyen diyaloglarında yaşamda dostluğun önemini ve yararlarını; bir dostta bulunması gereken özellikleri; dost edinirken dikkat edilmesi gereken hususları; dostluğu zehirleyen tutum ve davranışları;
Felsefe
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,394 okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2024 30. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2024 23:32
Tüm canlıların içgüdüsel olarak ilk hedefleri hayatta kalmaktır. Doğuştan gelen bir özsevgi ile donatılmışızdır. Hayatta kalmamıza yardımcı olan anne, baba, kardeş, akraba ve kabile bizim bu ilk amacımızla hemfikir olduğu ve bize yardım ettiği için sever ve bağlanırız onlara. Aile ve akraba bağları ilk etapta kendi mefaatimiz gereği gereklidir. Peki sonra ne olur? Arkadaşlar yavaş yavaş ailenin yerini almaya başlar, çünkü ailemizin her ne kadar bizim iyiliğimizi düşündüğüne inansak veya inanmak istesek de, arkadaşlar ile olmak daha keyiflidir, onların yanında sert kurallar ve ihlalleri durumunda sert ve hoşa gitmeyen cezalar yoktur ve arkadaşların yanında daha çok kendim olabildiğimden daha rahat ederim. Ama her arkadaş dost mudur? Dostluk nedir? Sağlam ve uzun ömürlü bir dostluk nasıl kurulur? Nasıl yıkılır? Gibi gibi sorulara bu kitapta yanıtlar bulabilirsiniz. Bu konuda zaten bir görüş sahibiydim ve yazarın aynı şeyi (sonuna doğru da olsa) söylemesi beni mutmain etti. Yoksa birşeyler eksik yazılmış gelecekti bana. Kendimiz için istediğimiz o hayatta kalma güdüsü, rahat etme arzusu, kendi olma talebi, nasıl bizim içimizde varsa ve bizim olmazsa olmazımız olup dost ve düşmanı buna destek veya köstek olmaları ile ölçüyorsak, aynı şekilde dost dediğimiz kişi için de aynı şeyi düşünürüz. Yani onun hayatta kalmasını, rahat etmesini, memnun olacağı bir hayata yelken açmasını onaylar ve destek oluruz. Hatta kitapta iki bedende bir ruh tabiri geçiyor ki, genelde biz bunu aşıklar için veya eşler için kullanırız ve gerçekten hoştur. Kendin için istediğini dostun için de istersin, hatta onu kendine tercih edersin gerekli olduğunda. Uzun lafın kısası, dostluğa dair hoş ve tatmin edici bir kitap okudum. Tercüme olması, zamansal örneklerin biraz havada kalması gibi şeyler okuma
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,394 okunma
Roma Gelenek ve Erdemlerine Göre Felsefi Bir Diyalog: Dostluk Üzerine
Puan vermedi·66 syf.··
Beğendi
·
2022 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2022 23:14
"İnsanlar kimseyi çarçabuk sevmeye yeltenmesin ve hak etmeyenleri sevmesin." -Cicero 1. Giriş: Bu inceleme, yalnızca kitaba dair değildir. Yazarın hayatına, yaşadığı döneme, siyasi ve felsefi görüşlerine ve eserlerine ek olarak, kitaptaki konuşmacalara dair bilgilerin de yer aldığı kapsamlı bir yazı olması amaçlanmıştır. Zaman ayırıp okuyacak olanlara teşekkürler. 2. Cicero Kimdir? Romalı filozof, hukukçu ve devlet adamı olan Marcus Tullius Cicero, M.Ö. 106’da Roma şehrine yakın bir kasaba olan Arpinum’da doğdu. Dönemin entelektüellik anlayışı gereği Yunanca öğrendi ve küçük yaşlarından itibaren Yunan yazarları, filozofları ve tarihçilerini okuyarak iyi bir eğitimden geçti. Roma Hukuku’na dair Quintus Marcus Scaevola’dan dersler alan Cicero, bir dönem avukatlık yaptıktan sonra siyasi nedenlerden dolayı ülkeden ayrılmak zorunda kaldı. Dönemin kültür başkenti Atina’nın yanı sıra Küçük Asya (günümüzde Türkiye) ve Rodos’a gitti. Özgür düşüncenin yeşerdiği Atina’da felsefe ve retorik gibi alanlarda kendini geliştirdi. 3. Siyasi Kariyeri Hakkında Kısaca: Siyasi arenada giderek yükselen ve konuşmalarıyla Roma siyasetinin önemli isimlerinden biri haline gelen Marcus Tullius Cicero’nun hayatı çalkantılarla ve sürgünlerle geçti. Ülke sınırları içinde bulunduğu zamanlarda siyasi arenada quaestor, aedilis, preator gibi görevlerde bulundu ve siyasi kariyerinde en üst basamak olarak conullüğe kadar yükseldi. Roma devletinin mevcut yönetim sistemine darbe hazırlığında olan Lucius Sergius Catilina ve yandaşlarını ifşalayarak yaşanması muhtemel olayları engelleyen Cicero, Roma’ya bağlılığını kanıtlayan güvenilir bir devlet adamı oldu ve “pater patriae”, yani “vatanın babası” unvanını kazandı. Roma İmparatorluğu’nun en büyük iç savaşlarından biri olan Gaius Julius Caesar ve Pompeius döneminde siyasi arenada yer alsa
Felsefe
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,394 okunma

Yazar Hakkında

Marcus Tullius CiceroYazar · 31 kitap
Marcus Tullius Cicero (MÖ 106 - MÖ 43), (Latin) Romalı devlet adamı, bilgin, hatip ve yazar. Felsefe öğrenimini, Epikürosçu Phaedros, Stoacı Diodotos ve Akademi'ye bağlı Philon'dan almış olan Cicero'nun önemi, Yunan düşüncesini daha sonraki kuşaklara aktarmasından oluşur. Bilgi kuramı açısından, kesinliğe bağlanmak yerine olasılıkların yolunu izlemeyi yeğleyen, buna karşın ahlak alanında, dogmatik bir tavır sergileyip, Stoacılara ve bu arada Sokrates'e yönelen Cicero, Latincenin felsefe dili olarak gelişmesine katkı yapmış ve bu arada, dinsel görüşleri açısından daima agnostik kalmıştır. Hayatı 3 Ocak MÖ 106 yılında Arpinum'da doğmuştur. Çocukluğundan itibaren harika bir öğrenci olmuş, eğitime olan tutkusu ve sevgisi ile ünlenmiştir. Yoğun bir hukuk öğrenimi görmüş, daha sonraları ise edebiyat ve felsefeyle daha çok ilgilenmeye başlamıştır. Savaşı hiç sevmezdi, yine de orduya katıldı. Mahkemelere başkanlık yaptı, ünlü ve başarılı bir hukukçu oldu. Daha sonraları ise konsül oldu, daha önce ailesinden hiçbir kimse konsül olmamıştı, yani o bir homo novus idi. MÖ 60 yılında Sezar, ilk Triumvirliği başlattı. MÖ 58 yılında Publius Clodius Pulcher'in koyduğu yasa ve aralarında gelişen sürekli muhalefet yüzünden İtalya'yı bir yıllığına terk etti. MÖ 50'li yıllarda, Cicero popülist Milo'yu Clodius'a karşı destekledi. Sonra 50'li yılların ortasında Clodius Milo'nun gladyatörleri tarafından Via Appia'da öldürüldü. Cicero Milo'yu savundu, bariz kanıtlar yüzünden pek başarılı olduğu söylenemez. Nitekim Milo sürgüne gitti ve uzun bir süre Marsilya'da yaşadı. MÖ 50 yılında Sezar ile Pompey arasındaki gerilim iyice artmıştı, Cicero bu yıllarda Pompeius'in tarafını tuttu, yine de Caesar'ın düşmanı olmak istemiyor buna göre daha yumuşak bir politika izliyordu. MÖ 49 yılında Caesar İtalya'yı işgal ettiğinde, Cicero kaçmak zorunda kaldı. Daha sonraları Caesar onun geri dönmesi için ikna etmeye çalışınca, Cicero İtalya'yı terk ederek Selanik'e gitti. MÖ 48 yılında Pompeius taraftarlarıylaydı, bu dönemde onlarla arası açıldı, Ceasar'ın Pharsalus'daki zaferinin ardından Roma'ya geri döndü. Caesar'ın hükümranlığı altında sesini çıkarmadı, yazılarına konsantre olmuştu. MÖ 45 yılının Şubatında kızı Tullia öldü. Hayatı boyunca bu şoktan kurtulamadı. MÖ 44 yılında Caesar öldürüldü. Bu dönemde popülaritesi arttı; Senato'nun en güçlü, en sözü geçer adamı haline geldi. Sezar'dan sonra giderek güçlenen Marcus Antonius'yi sevmiyordu. Yine de Marcus Antonius ve Cicero dönemin en güçlü iki adamı olarak diğerlerinden daha öne çıkıyordu. Caesar'ın veliahtı Octavianus İtalya'ya varınca, Cicero Antonius'a karşı onu savunmaya başladı. Sürekli Antonius'u eleştiriyor, Octavianius'u ise övüyordu. Senatus'u da Antonius'a karşı kışkırtmıştı. Cicero'nun ününün doruğuydu bu dönemler. Zamanla Cicero'nun Antonius'a olan kini arttı, kafasındaki plan hem Octavianus hem de Antonius'u aradan çıkarmaktı. Ama bu ikisi Lepidus ile beraber ikinci Triumvirliği kurunca, Cicero'u devlet düşmanı ilân ettiler. Cicero kaçtı, fakat yakalandı. MÖ 43 yılının 7 Aralık günü başı kesilerek idam edildi. Başı Forum Romanum'daki Rostra'da halka teşhir edildi, elleri ise Senato binasının kapısına çivilendi.