Latince-Türkçe

Kader Üzerine

Marcus Tullius Cicero
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 24 dk.
Sayfa Sayısı:
120
Basım Tarihi:
Şubat 2021
İlk Yayın Tarihi:
2013
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Adı:
De Fato
ISBN:
9786254051937
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

özgür irade ile zorunluluk arasındaki felsefi gerilim....
10/10
·47 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 11:46
Cicero’nun bu kısa ama yoğun eserinin original adı De Fato (Latince’de Fatum kader demek). Kitap bir sayfa Latince metin, hemen karşısında Türkçesiyle hazırlanmış. Anlamını kaçırmadan ilerlemek mümkün (Benim gibi latinceye ilgisi olanlar için ideal). Açıkçası bu kitabı bitirdiğimde incelemeye nereden başlasam diye biraz bocaladım. Ama sonra dedim ki, en iyisi biraz felsefe serpiştirerek başlayayım; hem sohbet havası olur hem de okuyanlar için bir şeyler uyandırır belki. Bu yazıda, Cicero’nun metninde geçen filozofları, onların kader anlayışlarını ve Cicero’nun bu görüşlere nasıl yaklaştığını olabildiğince sade ama derinlikli bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Çünkü bu kitap öyle bir metin ki, sadece okunmaz; sindirilir, üzerine düşünülür, hatta biraz kafa karıştırır. Belki de felsefeden soğutur bilemeyiz :) İlk durak: Epikuros. Onun görüşü net ve keskin: Kader yoktur. Evren atomların rastgele hareketlerinden oluşur ve bu rastlantısallık sayesinde biz özgürüz. Eğer her şey önceden belirlenmiş olsaydı, ahlaki sorumluluk diye bir şey de kalmazdı. Cicero, Epikuros’un bu özgürlük vurgusunu takdir ediyor ama her şeyi rastlantıya bağlamasını biraz fazla buluyor. Ona göre evrende bir düzen var ve insan aklı bu düzende önemli bir rol oynuyor. Sonra geliyor Stoacı filozof Chrysippus. O da tam tersini savunuyor: Her şey bir nedensellik zinciriyle bağlı, her olay bir öncekinin sonucu. Kader, evrendeki düzenin ta kendisi. Cicero burada durup sorguluyor: Eğer her şey zaten belirlenmişse, biz gerçekten seçim yapıyor muyuz? Özgür irade diye bir şey var mı yoksa sadece öyle mi hissediyoruz? Bu noktada insan biraz iç geçiriyor doğrusu. Zopyrus’a gelirsek… O biraz ilginç bir karakter. Filozof değil, fizyonomist. Yani insanların yüz hatlarından karakterlerini ve hatta kaderlerini
Kader ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021710 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2024 49. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2024 11:34
“Kaçınılmaz olmayan hiçbir şey olmaz ve olabilen ya zaten olmuştur ya da olacaktır.” Diyor kitabında Marcus Tullius Cicero Kader Üzerine Bazı bölümlerinin kayıp olduğu da belirtilen eser içerik olan bilgilendirici. Cicero Kader Üzerine’de kader (kaçınılmazlık, determinizm) ve özgür istenç sorunuyla ilgili Yunan felsefe okullarının birbiriyle çatışan farklı görüşlerini aktarıp yorumlarken sadece yaşadığı dönemin Romalılarına değil, bugünün okurlarına da bu çetin sorunu çözebilmelerinde yardımcı olmakta, en azından farklı yaklaşımlara dikkat çekmektedir. Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim. Değerli çevirisi için C.Cengiz Çevik’e teşekkürler. Arka Kapaktan Alıntı: Cicero (MÖ 106 - MÖ 43): Romalı büyük devlet adamı, hatip ve düşünür. Gençliğinde felsefe ve hukuk eğitimi aldı. Hitabet (Retorik) sanatındaki üstünlüğüyle consullüğe dek yükseldi. Roma’yı birey, geleneksel toplum düzeni ve devlet üçgeninde ele alan konuşmaları, felsefi ve teknik eserleriyle her çağın insanını etkilemeyi başarmıştır. Cicero Kader Üzerine’de kader (kaçınılmazlık, determinizm) ve özgür istenç sorunuyla ilgili Yunan felsefe okullarının birbiriyle çatışan farklı görüşlerini aktarıp yorumlarken sadece yaşadığı dönemin Romalılarına değil, bugünün okurlarına da bu çetin sorunu çözebilmelerinde yardımcı olmakta, en azından farklı yaklaşımlara dikkat çekmektedir.
Edebiyat
Kader ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021710 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2024 24. kitabı
Cicero'nun Kader Üzerine kitabı kısa ama çok yoğun bir eser. Öncelikle çok sağlam bir mantıksal oluşum ile “kader” konusunun öncesi ve sonrasına ilişkin bilinen filozofların felsefeleri ele alınıyor. Epikür, Empedokles, Socrates vb. Ardından kaderle ilgili genel bir değerlendirme yapılıyor.
Kader ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021710 okunma
Kader Kavramı Tartışması
Puan vermedi·120 syf.··
2025 116. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2025 09:14
Sizlerle Antik Roma'nın en meşhur hukukçu ve devlet adamlarından Cicero'nun #kaderüzerine eserini paylaşacağım. Son birkaç yıldır kaderin muhtevasıyla ilgili düşünceler hasıl olunca kader alanında yazılmış eserleri okumaya başladım. Doğu toplumu olarak kader kavramının siyasi olaylar yüzünden ortaya çıktığı düşünülse de tam aksine inanışların dışında ortaya çıkan bir kavram. Sümerliler zamanında başlayan astronomi serüveni Babilliler ile astrolojiye evrilir. Gökyüzünün bir veri kaynağı olarak görülmesinin ardından bir takım istatistikler çıkarılır. Daha çok kralların kararlarını verirken kullanılan bu çıkarımlar geleceği ön görmeye hatta yönlendirmeye başlar. Tam da böylesi bir noktada kader kavramı şekillenir ve Antik Roma'ya kader ulaşır. Cicero'nun eserini yazdığı dönemde iki tip kader anlayışı söz konusudur. Birincisi bir kişinin kaderine mahkum olduğunu söylerken diğeri kaderin var olmadığını savunur. Retorik sanatında usta olan Cicero dostu Hirtius'un talebi üzerine bu konuyu tartışmaya açar. Kaderin var olmadığını iddia eden atomcu anlayışın Epikür'ün başına geleceklerden korktuğu için böyle bir sonuca vardığını söyler. "Bir kişi Canicula yükselirken doğuşmuşsa, denizde ölmeyecektir" önermesini örnek gösterip denizde ölmemesi ihtimal iken ölümlü bir varlık olarak ölecek olması bir ihtimal değil kesin bir varsayımdır ve kesin olan ihtimallerle kesin olmayan ihtimalleri harmanlayan Cicero ortak bir kader olduğundan bahseder. Yani atomcu anlayışın doğaya sığınarak kaçamayacağı bir gerçeklik vardır ortada. Kesin olmayan ihtimalleri kesin olarak yorumlayıp gelecek hakkında çıkarımda bulunanların ise karşıtı gibi hata yaptığını belirtmekte. Ortak ihtimalli kader kavramı okurken çokça tefekkür ettim. Eserin giriş kısmı kayıp olduğu için okurken bütünlük sağlamak zor
1000Kitap
Kader ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021710 okunma
1/10
·120 syf.··
2025 28. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2025 16:54
Kitabın sayfa sayısına aldanmayın açıklamalar kısmını ve Latincesini çıkarınca topu topu 20 sayfa kalıyor. Almayı düşünenler için söylüyorum içeriğe de bakınca değmez gibi.
Felsefe
Kader ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021710 okunma
Felsefe
6/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2023 20:43
Karmaşık bir eser. Genel olarak bir şeylerin gerçekleşmesi için belli başlı nedenlere ihtiyaç duymasından bahsedilmiş. Her şeyin ilksel bir nedeni vardır. Bir nevi paralel evrenlerden de bahsedilmiş, yani tüm olasılıkların olduğu şu şöyle olmasaydı bu böyle olurdu gibisinden tamamen felsefik içeriğe sahip bir eser olarak karşınıza çıkıyor.
Edebiyat
Kader ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021710 okunma
7/10
·71 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2024 21:06
#kitapyorumum Kitabın Adı: Kader Üzerine Yazarın Adı: Cicero Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 71 Felsefe kitaplarını okumayı çok seviyorum. Cicero'nun kitaplarını epeydir okumuyordum ve büyük bir zevkle okudum. Yazarımız bu kitabinda Yunan felsefe okullarında birbirinden farklı olan görüşlerin sadece yaşadığı dönem ile ilgili değil sonraki dönemlerde de sorunları çözebilecek konularda yardımcı da oluyor. Zamanin felsefecilerinin görüşlerine de yer veriyor. Okumanızı tavsiye ediyorum. Kitapla kalın...
Edebiyat
Kader ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021710 okunma
Bu kader de neyin nesi? :)
Puan vermedi·120 syf.··
2024 7. kitabı
Eseri okuyan çoğu kişinin anlamadığını gözlemledim. Eserde zaten 20 sayfa ciceroya ait. İlk başları anlaşılması güç. Dili ağır. Ama her görüşü okuduktan sonra çeşitli açıklamaları ile birlikte konu anlamlı hale geliyor. Ve yazar da bol açıklama ile metni desteklemiş. Bir çeviri değil adeta bir makale. Aslında kitabı anlamak için önce kader denen şeyin o insanlar açısından ne olduğunu anlamamız lazım; kendi kader tanımımızla kitabı okumaya çalışmak bizi yanıltır. Kitaba göre aslında kadercilik denen şey şu: "Sebeplerle meydana gelen kaçınılmaz olan sonuç." Açıklayacak olursak: Bir şeyler olacaksa olacaktır. Olmayacaksa olmayacaktır. Her şey bir şekilde bizleri olacağa götürür. Örneğin arzuların sonucu bir şey olacaksa olur. Arzular olacak olana yol olur. Bu durumda arzular da bizim özgür irademize bağlı değildir. Yani çiçeronun eleştirdiği anlayışta irade tamamen devre dışı diyebiliriz. Kader dedikleri şey bu. (Bu anlayışın karşılığı bizim literatürde "Cebriye" diyebiliriz.) Ama tabi "Cicero"nun kendi anlayısına göre de bir seyler olacaksa olacaktır. Örneğin "Sen bu yazıyı okuyacaksın" önermesi oluyorsa; bu ebedi doğrudan kaynaklıdır. Bunun bir sebebe bağlı olması gerekmez. (O anlayışı reddetmesi oluyor.) Olmayacaksa olmayacaktır. Bu da ebedi yanlış ile alakalıdır. Bir sebebe bağlı olaması gerekmez. ... Eserde çeşitli görüşleri açıklıyor antitez sunuyor falan derken benim en cok Epikurus'u elestirmesi dikkatimi çekti. Epikurus'un kadercilik anlayısından kaçmak için sırf kaderci değilim demek için (bunu Ciceroyu dinlerken anlıyorsunuz) ortaya koyduğu atomculuğu bol bol eleştiriyor. "Bir şey olacak" dendiğinde Epikurus bu doğru/yanlış bilemeyiz görüşünden de pek hoşlanmamış. Biliyorsunuz çünkü kendisi olacak denen sey olursa ebedi doğrudandır olmazsa ebedi
İnsan ve Hayat
Kader ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021710 okunma
Cicero ve mirası hakkında
Puan vermedi·120 syf.··
2025 1. kitabı
Kitabın başında Cicero, romalıları felsefe okumaya ve yapmaya ikna etmeye çalışıyor. Cicero, yunan felsefesinin latinceleşmesinin en büyük öncülü ve bu bağlamda günümüze etkisi büyük. O olmasa bu kadar lezzetli bir kültür bize miras kalır mıydı bilemiyorum.
Felsefe
Kader ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021710 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2021 838. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2021 22:07
Çok matah bir kitap sanıp beklenti üzerine okudum ve sonuç hüsran. Bu kitabı eğer bilinci daha tam oturmamış on yaşında bir çocuk okumuş olsaydı ve körü körüne okuduklarına bağlansaydı zararlı sonuçlara yol açabilirdi. Ben kaderi lanetleyecek, kaderciliği eleştirecek bir eser beklerken başına gelen her naneyi kadere yükleyen bir deli manyak okudum. Eğer bir adam iyileşecekse doktorsuz da iyileşir ölecekse her şekilde ölür gibi tezleri savunuyor. Bıkkınlık, kadercilik kavramlar vs. sap sapık bir kitap oldu ne diye okudum dedim. Çok ciddiyim, beklentisiz okuyun. Okumayın demem de beklenti tutmayın derim.
Felsefe
Kader ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021710 okunma

Yazar Hakkında

Marcus Tullius CiceroYazar · 31 kitap
Marcus Tullius Cicero (MÖ 106 - MÖ 43), (Latin) Romalı devlet adamı, bilgin, hatip ve yazar. Felsefe öğrenimini, Epikürosçu Phaedros, Stoacı Diodotos ve Akademi'ye bağlı Philon'dan almış olan Cicero'nun önemi, Yunan düşüncesini daha sonraki kuşaklara aktarmasından oluşur. Bilgi kuramı açısından, kesinliğe bağlanmak yerine olasılıkların yolunu izlemeyi yeğleyen, buna karşın ahlak alanında, dogmatik bir tavır sergileyip, Stoacılara ve bu arada Sokrates'e yönelen Cicero, Latincenin felsefe dili olarak gelişmesine katkı yapmış ve bu arada, dinsel görüşleri açısından daima agnostik kalmıştır. Hayatı 3 Ocak MÖ 106 yılında Arpinum'da doğmuştur. Çocukluğundan itibaren harika bir öğrenci olmuş, eğitime olan tutkusu ve sevgisi ile ünlenmiştir. Yoğun bir hukuk öğrenimi görmüş, daha sonraları ise edebiyat ve felsefeyle daha çok ilgilenmeye başlamıştır. Savaşı hiç sevmezdi, yine de orduya katıldı. Mahkemelere başkanlık yaptı, ünlü ve başarılı bir hukukçu oldu. Daha sonraları ise konsül oldu, daha önce ailesinden hiçbir kimse konsül olmamıştı, yani o bir homo novus idi. MÖ 60 yılında Sezar, ilk Triumvirliği başlattı. MÖ 58 yılında Publius Clodius Pulcher'in koyduğu yasa ve aralarında gelişen sürekli muhalefet yüzünden İtalya'yı bir yıllığına terk etti. MÖ 50'li yıllarda, Cicero popülist Milo'yu Clodius'a karşı destekledi. Sonra 50'li yılların ortasında Clodius Milo'nun gladyatörleri tarafından Via Appia'da öldürüldü. Cicero Milo'yu savundu, bariz kanıtlar yüzünden pek başarılı olduğu söylenemez. Nitekim Milo sürgüne gitti ve uzun bir süre Marsilya'da yaşadı. MÖ 50 yılında Sezar ile Pompey arasındaki gerilim iyice artmıştı, Cicero bu yıllarda Pompeius'in tarafını tuttu, yine de Caesar'ın düşmanı olmak istemiyor buna göre daha yumuşak bir politika izliyordu. MÖ 49 yılında Caesar İtalya'yı işgal ettiğinde, Cicero kaçmak zorunda kaldı. Daha sonraları Caesar onun geri dönmesi için ikna etmeye çalışınca, Cicero İtalya'yı terk ederek Selanik'e gitti. MÖ 48 yılında Pompeius taraftarlarıylaydı, bu dönemde onlarla arası açıldı, Ceasar'ın Pharsalus'daki zaferinin ardından Roma'ya geri döndü. Caesar'ın hükümranlığı altında sesini çıkarmadı, yazılarına konsantre olmuştu. MÖ 45 yılının Şubatında kızı Tullia öldü. Hayatı boyunca bu şoktan kurtulamadı. MÖ 44 yılında Caesar öldürüldü. Bu dönemde popülaritesi arttı; Senato'nun en güçlü, en sözü geçer adamı haline geldi. Sezar'dan sonra giderek güçlenen Marcus Antonius'yi sevmiyordu. Yine de Marcus Antonius ve Cicero dönemin en güçlü iki adamı olarak diğerlerinden daha öne çıkıyordu. Caesar'ın veliahtı Octavianus İtalya'ya varınca, Cicero Antonius'a karşı onu savunmaya başladı. Sürekli Antonius'u eleştiriyor, Octavianius'u ise övüyordu. Senatus'u da Antonius'a karşı kışkırtmıştı. Cicero'nun ününün doruğuydu bu dönemler. Zamanla Cicero'nun Antonius'a olan kini arttı, kafasındaki plan hem Octavianus hem de Antonius'u aradan çıkarmaktı. Ama bu ikisi Lepidus ile beraber ikinci Triumvirliği kurunca, Cicero'u devlet düşmanı ilân ettiler. Cicero kaçtı, fakat yakalandı. MÖ 43 yılının 7 Aralık günü başı kesilerek idam edildi. Başı Forum Romanum'daki Rostra'da halka teşhir edildi, elleri ise Senato binasının kapısına çivilendi.