Adı:
Yasalar Üzerine
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053328889
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Cicero (MÖ 106 - MÖ 43): Romalı büyük devlet adamı, hatip ve düşünür. Gençliğinde felsefe ve hukuk eğitimi aldı. Hitabet sanatındaki ustalığıyla consul'lüğe dek yükseldi. Roma'yı birey, geleneksel toplum düzeni ve devlet üçgeninde ele alan konuşmaları, felsefi ve teknik eserleriyle her çağın insanını etkilemeyi başarmıştır. Devlet Üzerine isimli eserinin devamı olan Yasalar Üzerine Platon'un Yasalar isimli eseriyle benzerlikler taşır. Diyalog tekniğini kullanan eser, hukukun doğal kaynaklarını, yasaların nasıl düzenlenmesi gerektiğini, sınıflar arasında toplumsal uyumun nasıl sağlanabileceğini ele alır. Hukukun doğal kaynaklarını ele aldığı ilk kitabı, dönemin dinî uygulamalarına ve yasalarına, makamların görevlerine dair görüşler izler.
152 syf.
·3 günde·10/10 puan
Güzel bir kitabın daha sonuna gelmiş bulunmaktayım..
Cicero MÖ 106-43 yıllarında yaşamış önemli bir devlet adamı ve düşünürdür. Hukuk ve felsefe eğitimi almış, avukatlık mesleğini icra etmiştir. Cicero Platon’a hayranlık duymuş bu eserinde de onun yöntemini izleyerek yasaları değerlendirmiştir.

Kitapta Cicero tabiî hukuk anlayışı çizgisinde, hukukun kaynağını nerden aldığını; adaletin, yasaların, erdemin ve ahlâkın ne olduğunu; yasa koyucuların izlemesi gereken yolu ele almıştır.

Tabiî hukuk yaklaşımının en önemli savunucuları Platon, Cicero ve Thomas Aqunias’tır. Bu anlayışta, hukukun kendisi adalet ile tanımlanır. Hukukun geçerliliğini kuran şey adalettir; geçerli olan hukuk, âdil olan hukuktur..

Hukuk felsefesine ilgi duyan herkese önerebileceğim bir eser. Akıcı ve etkileyiciydi benim için. İçinde roma hukukuyla ilgili terimler yer alsa da bilmeyenler için en arka kısma açıklamalar eklenmiş; oradan bakılabilir. En sevdiğim alıntıyla bu incelemeyi sonlandırayım #103127940 . Herkese keyifli okumalar dilerim. :)
.
152 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Kafama takılanların cevabını bulduğum kitapları çok seviyorum. Sadece beni aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda fikri bir zemin oluşmasına katkıda bulunuyor.

Cıcero Yasalar Üzerine kitabı, kanunlar ve devlet sistemi üzerine dile getirilen düşüncelerden oluşuyor. Kanunların nasıl bir köke dayanması gerektiğini açıklıyor.

Cıcero, yasaların doğanın insanlara telkin ettiğini söylediği "iyilik", "doğruluk" ve "erdem" üzerine dayanması gerektiğini söylüyor.


Suç işlemeyen insanlar neden suç işlemezler, kanunlardan korktukları için mi yoksa suç işlenmesinin kötü bir şey olduğunun farkında oldukları için mi? İşte Cıcero, burada suçu önleyenin, suç işleme düşüncesinin kötü olduğu gerçeğinin yattığını söylüyor.

Karşılığında bir şey beklenerek yapılan bir şeyin halisene iyilik için değil bir fayda için yapıldığını söyleyen Cıcero, faydacılıktan arındığımız ölçede iyiye ulaşabileceğimizi belirtiyor.

Günümüze dönersek bir insan karşılığında ceza alacağını bile bile neden suç işliyor? Bazı suçlarda ceza artırılsa bile suç işlenmekten vazgeçilmiyor. Burada eksik olduğumuz noktanın erdem olduğunu anlıyoruz.


Hayatımızın merkezine erdemi yerleştirmiş olsak kim bilir neler değişirdi? Sadece suç açısından değil, hayatımızın merkezine para, güç, makam ve mevki yerine "erdem"İ koymuş olsak dünya çok daha iyi bir yer olurdu diye düşünüyorum. Binlerce yıl önce de aynı şeyler düşünülmüş ve toplumun çok azı bunu başarabilmiş.
152 syf.
·2 günde·9/10 puan
Çok çarpıcı bir kitap bence. Cicero yüz yıllar önce yazdığı bu kitabın içeriğini okurken sanki günümüzü görmüş gibi. Çok şaşırdım. Kitapta o dönemi yansıtan yoğun cinsiyetçi ve sınıfçı dil göz ardı edildiği takdirde aslında demokrasinin ve hukukun temel düşüncelerine dair bugün bile tartışılabilecek yoğun meseleler irdelenmektedir.

Cicero sürekli yasaları doğayla ilişkilendirmesi çok ilginç. Akış itibariyle kitap dönemine uygun olarak üçlü bir konuşma içerisinde, Cicero’nun kendi kardeşine ve bir dostlarına yarı-resmi bir ders vermesi şeklinde ilerler.

Cicero De Re Publica (Devlet Üzerine) ve De Legibus (Yasalar Üzerine) adlı eserlerini Platon’un Devlet ve Yasalar adlı eserlerini örnek alarak yazmıştır. Bunun en sağlam delili yine Cicero’nun kendi sözleridir, zira Yasalar Üzerine 1.15’te konuşmacılardan Atticus (İ.Ö. 110-32) esas konuşmacı olan Cicero’nun (metinde “Marcus”) Platon’a duyduğu hayranlığı hatırlatarak Cicero’nun da Platon gibi kendi eserinde en iyi devlet sistemini incelediğini ve Platon’la aynı yöntemi izleyerek şimdi de yasaları ele alması gerektiğini belirti
r.

İyi okumalar...
152 syf.
·8 günde·9/10 puan
Dün Aristo'nun oğlu Glaukon’la Pire’ye inmiştim.* Anımsadınız mı bu cümleyi, Platon’un Devlet eserinde giriş cümlesidir bu. Buraya almanın nice sebepleri var. Öncelikle Pire liman kasabasıdır ve kalabalık bir yerdir. Bu husus önemli bir çağrışım yapmakla kalmayıp, limanların ticaretlerin merkezi olduğu da vurgulanmaktadır. Buradan varacağımız yer ise; kalabalık, ticaret ve ihtiyaçlar. Bunlar hâsıl olduğunda devletin temeli yavaştan atılmaya başlanır. O yüzden Pire önemli…

Roma’da MÖ 106 tarihinde doğan hitabet ustası, şair bakışlı siyaset adamı. MÖ 75’te questor, MÖ 69’da aedilis, MÖ 66’da pretor ve MÖ 63’te ise consul olmuştur. Hatta dönemin saygın kişisi tarafından “pater patriae” – devletin babası- unvanını almıştır. Bunların hepsini ise kendi tırnaklarıyla kazıya kazıya yapmış ve Roma’da kendi döneminin en önemli şahsiyetlerinden bir tanesi olmuştur. Atlı sınıftan olduğu için Roma tarihinde bir ilk olarak consul seçilmiştir. Küçüklüğünde Yunancayı öğrenmiş ve hocası Yunan Hatip Apollonius Molon tarafından – hocası aynı zamanda Jul Sezar’ın da hocasıdır – “Sana büyük bir hayranlık duyuyorum Cicero ve tebrik ediyorum, ancak Yunanlar için üzülüyorum. Şimdiye kadar elimizde kalan tek sermaye eğitim ve söz hâkimiyetiydi. Ne yazık ki artık senin sayende bunlar Romalıların elinde geçecek.*” diye küçük yaşında övgüye mazhar oldu. Bu söylem ise Cicero’nun dil becerisinin ve ne kadar iyi bir hatip olduğunun bir göstergesidir.

“...en adaletsiz şey adaletten kazanç sağlamaya çalışmaktır.” (Alıntı #49049714 )

Cicero’nun Platon’a karşı hayranlığını birçok kere dillendirdim. Platon’un Devlet eseri incelememde - #44380780 - ise; “Asırlardan beri süre gelen ‘devlet’ hakkında yazılan bütün eserlerin yazımlarının aslında birer cevap olduğunun gerçeği su götürmezdir. Aristoteles’ten günümüze kadar yazılan bütün bu eserler aslında “Devlet” isimli bu esere cevaptır.” demiş ve Cicero’nun bu değerli eserinde de bunu kanıtlamış bulunmaktayız. Eserde kullandığı diyalog tarzı yazım, birebir Devlet eseriyle aynıdır. Her iki düşünce adamı da eserinde diyalogu seçmiş Platon Sokrates’i konuşturmuş, Cicero ise Marcus ismiyle kendi ütopyasını dillendirmiştir. Bir devlet kadar etkili olmasa da okunmaya değer bir yaklaşım tarzıyla kaleme almış, kafasındaki yasa ve devlet adamını kişilikleri yazıya aktarmış olmakla da kalmayıp, Marcus karakterinin karşısında olan aristokrat sınıfına mensup olduğu belli iki kişiyle bu düşüncelerini harika kritikler yaparak yorumlamıştır.

“İnsanları haksızlık yapmaktan alıkoyması gereken doğa değil de ceza olsaydı, cezalandırma korkusu ortadan kalktığında hangi kaygı günahkârları rahatsız ederdi?” (Alıntı #48993078 )

“İnsan tanrıyı, onun kendisinin kökeni olduğunu hatırladıkça tanır.” (Alıntı #48991621 )

Eserde Tanrı ve İnsan kıyası vardır. İnsanın Tanrı ile ortak paydası olan “akıl” dünya üzerinde bu canlı türünü ayrıcalıklı kılmakla kalmıyor, adeta dünyanın tanrısı insanmış gibi lanse edilmektedir. Ancak bilmemiz gereken bir insanüstü güç daha vardır; doğa… Doğa yasalarını duymamış olmamız imkânsızdır. İnsanın varoluşundan sonra ilk yasaklar ya da yasalar tanrılar tarafından belirlenmiş ve bu yasaların doğaya karşı olmadığı pek çok bilim insanı tarafından gözlemlenmiştir. Çünkü Tanrı yasalarının bittiği yerde doğa yasaları başlamaktadır. Bu doğa yasaları insanidir. İnsani demekten kastım ise vicdanın en güzel polis olması, herkesin doyduğu kadar yemesi gibi demek daha doğrudur.

“...bizatihi ahlaken doğru olana göre değil de sağlayacağı yarar ve kazanca göre iyi bir insan olmaya ikna oluyorsak iyi değil, uyanık biri oluruz.” (Alıntı #49048322 )

Yazılı yasalar peyda olmadan evvel örf, adet ve töre gibi ata mirasına konan yeni nesiller bu nimetleri günümüz yasalarından üstün tutmasalar da, modern insan bu tür miadı dolmuş geleneklere burun kıvırsalar da geçmiş ve antik dönemlerde halkları, uyrukları dizginleyen, toplumlara huzur içerisinde bir arada yaşama olanağı kılan yegâne ata miraslarıdır. Özellikle Lykurgos’un Sparta halkına uyguladığı yasaları yazmayıp, gelenekmişçesine, örf/adetmişçesine uyruklarına benimsetmesi yazılı yasalardan çok daha iyi hizmet etmiş ve kendisinden sonra gelen 14 kral bu yasaları değiştirmeyi gerek görmemiştir. Eserinde bu değerleri de yasa içerisinde korumayı düşünen Cicero sıkça dillendirmiştir ve kitabında çok kere yer vermiştir.

Birinci kitabı bu şekilde sürüp giderken aklındaki devlet adamı, yasa tasarılarını yazıya dökmeye başlar. Bunu yaparken de geçmişteki olaylardan örnekler vererek ders çıkarılmasını da görmezden gelmez. İyi bir tarih okuyucusu ve devlet adamı olan Cicero maalesef bu eserini bitiremez ve üç kitap halinde günümüze ulaşır.

“...çağların tarihine yeniden bakmak istersen göreceksin ki, ülkenin önde geleni nasılsa, ülkenin kendisi de öyledir, liderlerde nasıl bir karakter değişikliği olursa, halkın başına da aynısı gelecektir.” (Alıntı #49195832 )

Belki ölüm sıradan bir şekilde alsaydı yazarı; Solon, Sulla ya da hiç olmazsa da Lykurgos kadar yasa koyucu olarak günümüze damga vurmuş olabilirdi. Başına gelen talihsiz olaylar neticesinde eserin bitmemiş olması kendinden sonrakiler için büyük bir kayıp olduğunu düşünmemiz gerekmektedir. Cicero zamanımızdan 2100 sene öncesinde yaşamasına rağmen aklıyla, ileri görüşlülüğüyle çağdaşımız olma hakkını her zaman elinde tutar.

Kitabım Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan, çevirisi muazzam ve çevirmen notlarıyla bezeli. Eser “sunuş” bağlığıyla yazar hayatı, eserleri/eser üzerine ve çeviri yöntemi yazımıyla giriş yapmaktadır. Hemen arkasından yasalar üzerine olan diyalog üç kitap halinde okurlar ile buluşur. Diyalog’un eksik kısımları vardır, ancak ne olursa olsun meraklısı için çok değerli bir eser olması bu tür sorunları görmezden gelmeye yetmektedir. Kitabın sonlarında ise fragmanlar, akademik bir çalışma ürünü olan “Kişiler, Makamlar ve Hukuk Terimler Sözlüğü” ve Kaynakça yer almaktadır.

“Yasa yazılı olsa da olmasa da, onu tanımayan adaletsizdir. Eğer adalet toplumların yazılı yasalarına ve kurumlarına boyun eğmeyse ve her şey faydacılık ölçüsüne göre değerlendiriliyorsa, insanın bu durumun kendisine hayli fayda sağlayacağını düşünmesi yasaları reddedip onları bozması anlamını taşır. O halde doğadan kaynaklanmıyorsa adalet bütünüyle mümkün olamaz ve faydacılık üzerine inşa edilen adalet yine bu faydacılık eliyle çökertilir.” (Alıntı #49048994 )

Sözün özü; benim için harika bir Cicero eseriydi, keyifle ve merakla okuduğumu bilmenizi isterim. Meraklısı için okunulası ve tavsiye edilesidir. Cicero’nun günümüz insanı için geçerli olan cümlelerinden faydalanmak istiyorsanız, kitaba göz atmanız yeterli olacaktır.

Sevgi ile kalın.
152 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Mutlu, huzurlu pazarlar dilerim
Bu güzel Pazar gününde sizlere yine bir Cicero eseri ile geldim. 3 bölümden oluşan kitabımızda yasalar, dini yasalar ve yürürlükte olması tavsiye edilen yasalar üzerine değerlendirmeler yer almakta. Bu küçük kitabı okumadan önce Platon’un Devlet kitabını okursanız Cicero’nun görüşlerini daha rahat anlayabilirsiniz. Kitabında da sık sık belirttiği üzere Platon’un görüşlerini sıkı sıkıya benimsemiş hatta kimi durumda kopya etmiş Cicero.
Kitabın birinci kısmında insanın diğer canlılardan üstün olduğunu, içinde tanrısal bir parça taşıdığını anlatılmış, bu yüzden yasalara ihtiyacı olduğu söylenmiştir. Yasaların en güzelinin ise tanrılardan gelen yasalar olduğunu savunulmuştur.
İlk bölümde değinilen bir başka konu ise en güzel yasa koyucunun doğa olduğundan bahsedilmiştir ki ben de bu görüşe katılmaktayım. Doğaya aykırı olan her şey yasalara da aykırı kabul edilmeli ve en büyük mahkeme kişinin vicdanını olmalıdır. Eğer bizi suç işlemekten alıkoyan cezalar, yaptırım gücünü kaybederse suç işlemekten bizi geri tutan şey ne olacak? Günümüzde de bunun sıkıntısını yaşamakta ve adalet arayışına girmekteyiz. Düşünün ve sorgulayın…
Yine birinci kısmın son bölümünde bilgeliğe, bilge insanın özelliklerine değinilmiş kısaca. Tıpkı “Yaşlılık Üzerine” kitabında da söylediği gibi bilge bir insan olmanın önemli şartlarından birinin hazdan uzak durmak olduğunu söylemiş.
Kitabımızın ikinci bölümünde dini yasalar okunmuş ve tek tek değerlendirilmiş. Açıkçası bu bölümü okurken biraz sıkıldım. Çok tanrılı bir dine inanmalarına rağmen dini yasaları oldukça sadeydi, Şamanizm ya da İskandinav dini gibi karmaşık kuralları ve ince ayrıntıları bulunmamaktaydı.
Nihayetinde ise tavsiye edilen yasalar bulunmakta. Bahsedilen yasa tasarısı kitabın başından beri anlatılan yasalardan pek de farklı değil.
Mutlaka okumalısınız diyebileceğim bir kitap değil, okumazsanız eksikliğini hissedeceğiniz bir eser değil. Yine bakınmakta fayda olabilir.
Sağlacakla…
152 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Yasalar Üzerine eseri 3 kitaptan oluşmaktadır. Her bölümünde bir konu tartışılmaktadır.
Eserin içeriğine baktığımızda, ilkin yasa ve hukukun tanrısal/doğal kaynağıyla ilgili bölüm dikkatimizi çeker. Cicero hukuk öğretisini felsefenin derinliğinden çıkararak incelemektedir. Bu amaçla devletlerin kuruluşundan yüzlerce yıl öncesine giden en yüce yasayı, doğa yasasını başlangıç noktası kabul eder. Ona göre, insanlar tanrı tarafından seçkin bir koşulda yaratılmıştır, çünkü bir aklı vardır, akıl sahibi olmak insanlar ve tanrıların ortak noktasıdır, dahası doğru akla sahip olmak insanlar ve tanrıların diğer bir ortak noktasıdır.
İkinci kitap konuya giriş anlamını taşıyan bir bölüm ve ius naturale'nin özetiyle başlar. Cicero Roma'daki dini yasaları hükümleriyle ortaya koyar ve tüm hükümleri kapsamlı bir şekilde yorumlar.
Üçüncü kitap Roma'da yönetim kademesindeki makamların yetkilerini ve bu yetkilerle ilgili yasaları ele alarak başlar, daha sonra Cicero'nun bu yasalarla ilgili yorumlarına yer verilir.
152 syf.
·4 günde·8/10 puan
İnsan zihninin dışında bir tasavvur olduğu vurgusunun yanı sıra, Cicero'nun yasanın doğasının, insan doğasıyla aynı şey olduğunu söylerken, biraz daha ileride İnsanın tanrısal aklı paylaşan bir canlı olduğunu vurgulaması tesadüfi değil. Bu aklı paylaşan canlıların, bir araya gelerek bu tanrısal aklın ürünü olan yasaya riayet etme iradesine erişmeleri vurgulanmak istenen. Bu ortak aklın ortaya çıkaracağı hukuk doğa tarafından onaylanmadıkça da asla erdemli olmayacak. Cicero bu tespitlerinin arkasında da hukukun, özellikle de yasama faaliyetinin çoğunluğun buyruk ve rızası doğrultusunda gerçekleştirilmesinin, yasanın ahlaken en doğru halini almış olduğuna delil teşkil etmeyeceğini de güzel cümlelerle zihinlere kazımış zaten. Elbette Cicero'nun bütün bunları yaparken güncel uygulamalara atıfta bulunması ve örneklendirmelerini Roma hukuki sistemi içerisinden karşılık bulacak şekilde yapması gibi fiili bir mecburiyeti var. Bu sebeple hukuk ve özellikle Roma Hukukuna az biraz aşina olmayan okuyucu için, bazı bölümler sıkıntı verici, dikkat dağıtıcı ve hatta yorucu gelebilir, dipnotlar olmaksızın ilerlemek imkansız hale gelebilir. Ancak hukuk fakültesinde okuyan, hukuk tahsili yapmış veya özel ilgi alanı olarak hukuk ve eski çağ ile ilgilenen okuyucunun muhakkak kütüphanesinde bulunması gereken bir eser.
152 syf.
·8/10 puan
Kitapta döneme ait öneri yasalar mevcut. Platon güzellemesi her fırsatta yapılmış ve sürekli Platon kitaplarına atıflar bulunmakta. Yasaların adil ve ikna edici olması en önemli vurgu olarak ön plana çıkmıştır. Anlatımda izlenen yol ise Sokratik yani soru cevaplı diyalog şeklindedir.
152 syf.
·7 günde·7/10 puan
Cicero, eserin yazımında -ve muhtemelen genel olarak hayat görüşü anlamında- Platon’dan etkilenmiş ve onu kendisine örnek almış. Eser 3 kişinin diyaloğundan oluşuyor: Diğer iki kişi Cicero’ya sorular soruyor veya onu yönlendiriyor; Cicero da cevap verir gibi fikirlerini anlatıyor. Siz de elinizde oralet, okey yancısı gibi takip ediyorsunuz.
Cicero yasaların kaynağından bahsediyor ve bu kaynağı doğada buluyor. Doğanın yol göstericiliğinde, her türlü faydacılıktan uzak ve kaynağını doğadan alan yasaların insanları yanıltmayacağına ve onları iyiye yönlendireceğine inanıyor. Yasayı, insanların zihinlerinde tasarlayarak oluşturduğu veya halkların kararı olan bir şey olarak görmüyor. Daha doğrusu insanların bu yolla oluşturacağı yasalara güvenmiyor.
Adalet konusunda ise bu kavramın kendi özelliğinden dolayı yerine getirilmesinden yana. Bunu anlatmak biraz zor aslında (sanat sanat için midir toplum için mi gibi biraz :) ). Aslında yine faydacılıktan uzak olmak ve adaleti kendi doğası gereği ve doğal olandan kaynaklandığı için savunmakla ilgili anlatmak istediğim şey. Yine bu konuyla ilgili, en adaletsiz şeyin adaletten kazanç sağlamak olduğu şeklinde bir görüşü var. Aynı şekilde insanların sahip olması gereken erdemler için de bir amaç uğruna değil sadece kendileri için sahip olunması gereken şeyler diye bahsediyor.
Eser kendi içinde 3 kitaba bölünmüş. İlk kitap daha çok bu belirttiğim şeylerle ilgiliyken 2. ve 3. kitapları okurken insan biraz zorlanabiliyor ya da sıkılabiliyor. Bu bölümlerde daha çok Roma dini ve hukuku hakkında bilgiler var.
Felsefeye, hukuka merakı olanlar için tavsiye edebilirim.
152 syf.
·1 günde·8/10 puan
Platon’un Devlet kitabının tamamlayıcısı niteliğinde olan bu eser, benzer şekilde diyaloglarla ilerlemektedir. Hakları tanımlayan yasalardaki mantığın önemi ve yasaların karakteri anlatılmaktadır. Bu anlayışa varan yolda ise nesnelerin doğasından kaynaklanan ve insanları doğru davranmaya zorlayan temel us ele alınmaktadır. Yasa-insan-doğruluk-iyilik kavramları bir bütün halinde harmanlanarak ideal insandan ideal hukuka gidiş belirli bir sıraya göre ilerlemektedir.
152 syf.
·7041 günde·5/10 puan
Cicero Romalı bir hatip ve siyaset adamı olduğundan doğal olarak hukukla ilgilenmiş bir düşünür. Yasalar üzerine detaylı tespitlerden daha çok genel çerçeveleri ve doğal hukuk kavramını açıklayan bir kitap Yasalar Üzerine.. Çok da beğenmedim farklı bir beklentiyle okuduğum için.
152 syf.
·4 günde·9/10 puan
Yasalar üzerine kitabı, hukukun doğasını açıklamak ve devletlerin yönetiminde önemli olan yasa kavramını ve bu kavramın hangi temelin üzerinde kurulabileceğini açıklar bizlere. Kitapta da belirtildiği gibi yasa ve hukukun doğasını anlamamız için öncelikle insan doğasını anlamamız gerektiği savunulur. İnsan diğer canlıların aksine kutsal olan akıl yetisine sahip olduğundan - Yasa da kökeni doğada bulunan ve yapılması gerekenleri buyurup aksini yasaklayan en üst akıl olarak belirtilir. - bu temeli insanın doğasında aramanın gerekliliği açıklanır. Yasanın ahlak açısından doğru olarak işlenmesinin de yani bireyin yasaya uymasının da elde edeceği kazanç ya da ceza üzerinden olmaması gerektiği söylenir bizlere. Zira en adaletsiz şeyin adaletten kazanç sağlamak olduğu açıklanarak bizlere ahlak açısından doğru olanı yapmanın getirdiği bilinç ile yasalara uymamız gerektiği belirtilir. Kitapta geçen bu dizelerle bu düşünce pekiştirilebilir:
"İnsanları haksızlık yapmaktan alıkoyması gereken doğa değil de ceza olsaydı, cezalandırma korkusu ortadan kaldı­rıldığında hangi kaygı günahkârları rahatsız ederdi ?"
Kısacası kitap, hukuk sistemini ve buna bağlı yasaların işleyişini, bu kavramların nasıl algılanması gerektiğine değinmektedir. Kitabı okurken her zaman karşılaştığımız bu kavramların aslında ne kadar detaylıca ele alındığı bu konuda bizlere yeni bakış açısı getirmenin önemini gösteriyor bana göre.
Bir çiftçi tarafından atılmış bir kök bir şairin dizeleri tarafından ekilmiş bir kök kadar uzun yaşayamaz.
Marcus Tullius Cicero
Sayfa 2 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sanata özgü olan sadece bir şeyi bilmek değildir, aynı zamanda onu öğretmek de sanata dahildir.
Marcus Tullius Cicero
Sayfa 56 - İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yasalar Üzerine
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053328889
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Cicero (MÖ 106 - MÖ 43): Romalı büyük devlet adamı, hatip ve düşünür. Gençliğinde felsefe ve hukuk eğitimi aldı. Hitabet sanatındaki ustalığıyla consul'lüğe dek yükseldi. Roma'yı birey, geleneksel toplum düzeni ve devlet üçgeninde ele alan konuşmaları, felsefi ve teknik eserleriyle her çağın insanını etkilemeyi başarmıştır. Devlet Üzerine isimli eserinin devamı olan Yasalar Üzerine Platon'un Yasalar isimli eseriyle benzerlikler taşır. Diyalog tekniğini kullanan eser, hukukun doğal kaynaklarını, yasaların nasıl düzenlenmesi gerektiğini, sınıflar arasında toplumsal uyumun nasıl sağlanabileceğini ele alır. Hukukun doğal kaynaklarını ele aldığı ilk kitabı, dönemin dinî uygulamalarına ve yasalarına, makamların görevlerine dair görüşler izler.

Kitabı okuyanlar 257 okur

  • Nehir kızıl
  • Leylâ Nur
  • Zilan Koçak
  • BAyşee
  • Bedirhan meğer
  • Bilgisever
  • zekiye
  • Sezgin Süt
  • Olesya
  • Erva Kardelen Akyüz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.4 (9)
9
%14.9 (10)
8
%28.4 (19)
7
%26.9 (18)
6
%7.5 (5)
5
%6 (4)
4
%1.5 (1)
3
%0
2
%1.5 (1)
1
%0