Ama ben şimdi anladım ki, her şey geçip giderken hep sürekli olan Tanrı, nesnede barınmaz, aşkta barınır; ben şimdi durgun sonrasızlığı anda tutmasını biliyorum.
"Daha neler," diye düşünüyordum o zaman, ruhun bedeninle eriyecekse, elden geldiğince, erken gerçekleştir sevincini. Ama ruhun ölümsüzse, duyularını ilgilendirmeyen şeylerle ilgilenmek için bütün bir sonrasızlık olmayacak mı önünde? İçinden geçtiğin şu güzel yerleri hor mu göreceksin çabucak elinden alacaklar diye güzelliklerine sırt mı çevireceksin?
Mutluluk, kendimi mutlu olmaya gereksinim olmadığına inandırmaya başardığım günden sonra yerleşti içime; evet mutlu olmak için hiçbir şeye gereksinimim olmadığına inandığım günden sonra. Bencilliğin sırtına kazmayı indirdikten sonra, herkesin kana kana içebileceğince sevinç fışkırtmıştım sanki yüreğimden. En iyi eğitimin örnekle gerçekleştirilebileceğini anladım. Mutluluğu bir iç çağrı gibi kucakladım.
Beni sorarsan, bazı bazı acıdan haykırdığım oldu ama hiçbir şeyden yorgun değilim - ve bedenim yorgun olduğu zaman, zayıflığımı suçluyorum; arzularım beni daha iyi ummuşlardı.