Yağmur.

Yağmur.
@pluienoire
art is to console those who are broken by life taşındım: Yağmur
İngilizce Öğretmeni
YTÜ
İstanbul
16 Eylül 1999
399 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Pandora, evrim, pedofili: clickbait
9/10
·300 syf.·
2020 41. kitabı
Kutu kutu pense elmamı yerse Arkadaşım Pandora, o kutuyu açma! Pandora mı? Yunan mitologyasında Zeus’un dünya üzerinde yarattığı ilk kadın ne alaka? 1818 yılında basılışından günümüze kadar filmler, çizgi filmler ve çizgi romanlar gibi birçok sektöre uyarlanmış olan Frankenstein, her adaptasyonda onu Shelley’nin Frankenstein’ı yapan bir özelliğini bu yolda feda etmiş -ettirilmiş. İlk akla gelen ve aslına bakarsanız kimlik açısından en önemlisi olan bence isim yanılgısı. “Daemon (kötü ruhlu, iblis)” veya “creature (yaratık)” isimlerinden daha çekici gelmiş olmalı ki aslında bu yaratığa yaşam veren doktor olan Victor Frankenstein’ın ismi atanmış kendisine. Ona eklenen bir diğer imaj ise yeşilimsi bir cani oluşu ki kitapta yaratıldığı ilk bölümde tasvirde bulunulurken sarı olduğu ve derisinin altından damarlarının görüldüğü şu şekilde belirtilmiş: “Uzuvları orantılıydı ve yüzünü oluşturacak parçaları güzellerinden seçmiştim. Güzel! Ulu Tanrım! Sarı cildinin altından kasları ve damarları görünüyordu. Parlak siyah saçları gürdü, dişleri inci beyazıydı ama bu gür ve sağlıklı kısımlar, boz yuvalarıyla neredeyse aynı renkteki sulu gözleri, pörsük yüzü ve kıvrımsız kara dudaklarıyla olsa olsa daha da iğrenç bir zıtlık yaratıyordu.” (İletişim Yayınları, sf. 85) Pandora’dan sonra hiç beklemeyeceğiniz bir konuya daha değineceğim: evrim! Evrime dair hayatında bir tane bile olsa makale ya da kitap okumuş olan insan doğal seçilimi ve onun olmasındaki asıl sebep olan canlıların kendi genlerini diğer jenerasyonlara aktarmak için bir yarış içerisinde olduğunu bilir. Hatta bir kitapta okuyup çok ilginç bulduğum bir şeyi eklemek istiyorum buraya, çiftleştikten sonra eşini yiyen dişi türleri bilirsiniz [araknofobikler düşünülmüştür]. Daha çiftleşme sırasında kendisini yemesine teşvik
Edebiyat
FrankensteinMary Shelley · İletişim Yayınları · 201721,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
anladığım anlaşılır değil
7/10
·120 syf.·
2020 32. kitabı
Bir kadın, bir erkek, bir kadın daha ihtimali ve otel odası. Elindeki tüm somutluk bunlar, bekleyiş ve unutuş üzerine diyaloglar kuruyorsun. Kelimeler tek başına anlamlı, cümleler de öyle; bağlama geldiğimizde ise ortada öyle bir şey yok. Harflere bir-iki mercek geriden baktığında zaten eğreti duran anlam hepten yok oluyor. Devam ediyorsun, hah tamam şu an oluyor düşüncesindesin ve işte yine bir boşluk, düşüş. Bu tarz yazarların anlanmak için yazdığına inanmıyorum asla ya da o nadiren çıkan anlamak için diğerlerinden daha büyük bir güç sarf edip şöyle böyle bir yakıştırma yapabilenleri ayıklamak istemiş. Tüm kitap genelinde konuşursak eğer bildiğim tek şey benim o azınlık kesimde olmayışımdır. Hatta onların sadece hayatlarını belli bazı yazarların yazınına harcamış ve yazarın mürekkebini kendi kanına karıştırmış okur veya eleştirmenler olduğunu düşünme raddesine varabilirim.
Edebiyat
Bekleyiş UnutuşMaurice Blanchot · Monokl Yayınları · 2018834 okunma